Xyeze Temasına Geç Turkuaz Temaya Geç Yeşil Temaya Geç Siyah Temaya Geç Kırmızı Temaya Geç Sarı Temaya Geç Mor Temaya Geç

EVSEL VE EVSEL NİTELİKLİ ATIK SU ARITMA ÇAMURUNUN ARITIMI ÖDEV


Levent [Taksim,Istanbul,Turkey] / Çevre Bilimleri / 207 kez indirildi
evsel ve evsel nitelikli atık su arıtma çamurunun arıtımı 1. arıtma çamurunun (ön) arıtımı için uygulanan metotlar işlenmemiş ıslak arıtma çamurunu transforme etmek ve daha yoğun hale getirmek için uyarlanan ön işleme metotları şekil 3.1’de takdim edilmiştir. pastörizasyon arıtma çamurunda bulunan bakterileri azaltmayı hedefleyen bir ısıtma işlemidir (bu işlem 60-70o c’de gerçekleşmektedir). ince (sulu) atık çamur, bazı ülkelerde halen zirai gübre olarak kullanılmaktadır. ancak günümüzde artan miktarlardaki inceltilmiş atık çamur işlenmeye başlanmıştır. arıtma çamurun işlenmesi ve bertarafı için en sık kullanılan metotlar şekil 3.2. de sunulmuştur. atık su arıtma çamurunun karakterizasyonu giriş: arıtma çamuru kaynağına ve önceden geçtiği işlemlere bağlı olarak büyük değişiklikler gösterebilmektedir. ancak bu çamurların geçmişine bakarak tanımlanması sadece kalitatif bilgi vermektedir. bu nedenle, pek çok parametre geliştirilmiş ve arıtma çamurunun spesifik özelliklerini, bu çamurun meydana geldiği arıtma metoduna bağlı olarak, ölçmek gayesi ile testler geliştirilmiştir. bu metotlardan bazıları ulusal standart metotlar olarak, bazıları ise uluslar arası standart metotlar olarak kabul edilmiştir. ancak uygulanan metotlar arasında önemli farklılıklar vardır. bu nedenle günümüzde, avrupa'da uygulanacak standart metotları ortaya koymak amacını hedeflemiş cen/ tc308/wgı adlı bir çalışma sürdürülmektedir. arıtma çamurlarının sınıflandırılmasında kullanılan parametreler arasında fiziksel, kimyasal ve biyolojik parametreler bulunmaktadır: * fiziksel parametreler, arıtma çamuru hakkındaki işlenebilirlik ve ellenebilirlilik bilgilerini vermektedir; * kimyasal parametreler, çamurun içinde bulunan besinlerin (nutrient) ve toksik / tehlikeli maddelerin varlığını ve dolayısıyla tarım için kullanılıp kullanılamayacağını belirlemekte yardımcı olur; * biyolojik parametreler atık su çamuru içindeki mikrobik faaliyetleri ve organik madde / patojenlerin varlığı ve böylelikle çamurun emniyetli bir şekilde kullanılıp kullanılamayacağını belirler. tablo 4.1 atık su arıtma tesislerinden çıkan çamurların karakterizasyonunda kullanılabilecek parametreleri ve bunların arıtma ve bertaraf işlemleri ile ilişkilerini vermektedir. parametrelerin karakterizasyonu arıtma çamurunun karakteristik özellikleri tamamen uygulanan işleme ve bertaraf tekniklerine bağlıdır. tablo 4.1 de anlatılan işleme ve bertaraf tekniklerine bağlı olarak ortaya çıkan en önemli parametreler aşağıda açıklanmıştır. zirai kullanım kuru madde kuru madde, arıtma çamurunun taşınması, zirai olarak kullanılması ve bu gaye için kullanılırken uygulanan yayma işlemleri sırasında önemli bir role sahiptir. zirai kullanım sırasında uygulanan metotlar ve sistemler çamurun reolojik (akışkanlık) özelliklerine bağlıdır. uçucu katı maddeler (organik madde) uçucu katı maddeleri stabilize ederek azaltmak özellikle koku problemlerinin oluşmasını engellemek için önemlidir. organik maddenin toprak üzerinde olumlu etkisi vardır. ancak, arıtma çamurunun zirai amaçlarla kullanılabilirliği organik madde yapısındaki değişikliklerden önemli derecede etkilenmez. besinler, ağır metaller, organik mikro- kirleticiler, patojenler, ph arıtma çamurunun zirai amaçlı olarak kullanılabilirlik miktarları, atık çamur ile uygulama yapılacak toprağın kendi yapısında bulunan besin, ağır metal ve organik mikro kirletici oranlarına göre değişiklik gösterir ve oluşabilecek olası riskler patojenlerin mevcudiyetine bağlıdır. yukarıda anlatılan bütün faktörler ph tarafından etkilenir. kompostlaştırma sıcaklık, kuru madde miktarı ve uçucu katı maddeler arıtma çamurunun kompostlaştırılması söz konusu ise, bu sürece ait performans doğrudan sıcaklığa, kuru madde miktarına ve uçucu katı madde miktarına bağlıdır. bu durum, kompostlaştırma sırasında meydana gelen hem biyolojik değişim hem de hijyenizasyon (patojenlerin azaltılması) aşamaları için geçerlidir. kompostlaştırmanın gerçekleşmesi için genel olarak % 40-60 oranında katı atık konsantrasyonuna ve ortalama 60 c’lik bir sıcaklığa ihtiyaç vardır. besin değeri (nutrients) kompostlaştırma sürecinin uygun olarak gelişmesi ve iyi bir son ürünün elde edilmesi için c/n oranının önemi büyüktür. bu oran (c/n) için 25-30 arası değerler hedeflenmeli ve süreç boyunca mümkün olduğunca sabit tutulmalıdır. ağır metaller ve organik mikro-kirleticiler atık çamur içindeki ağır metaller ve organik mikro-kirleticiler kompostlaştırma prosesi için toksik özellik taşıdıkları gibi elde edilen kompostun da uygulama alanını sınırlarlar. yakma sıcaklık, kuru madde, uçucu katı maddeler, kalorifik değer yakma işleminin ekonomisi dış kaynaklı yakıt ihtiyacına önemli ölçüde bağlıdır. bu nedenle yukarıda sıralanan parametreler yanmanın kendiliğinden devam edip etmeyeceği konusunda önemli rol oynamaktadır. reolojik (akışkanlık) özellikleri çamurun reolojik (akışkanlık) özellikleri yakma tesislerindeki besleme sistemi için önem taşımaktadır. ağır metaller, organik mikro-kirleticiler yakma tesislerinde ortaya çıkan emisyonların toksik özellikeleri (gaz, sıvı, katı) kaynak olarak kullanılan yakıtta bulunan ağır metal ve organik mikro-kirleticilerin varlığına ve / veya işletme hatalarına bağlıdır. düzenli depolama kuru madde atık çamurlarının yeterince sabit yapıda olup olmadığının bilinmesi depolanma aşamasında önem arz eder. buna ek olarak arıtma çamurunun reolojik (akışkanlık) özellikleri de depolama sahasının kapasitesinin belirlenebilmesi açısından önem taşır. uçucu katı maddeler atık çamur içindeki uçucu katı maddelerin varlığı kötü kokuların oluşmasına ve depolama gazı oluşumu dahil depolama sahasında süre gelen çürüme prosesinin gelişimini olumsuz yönde etkileyen faktörlerdendir. ağır metaller atık çamur içinde bulunan ağır metaller çürüme prosesini ve sızıntı suyu kalitesini olumsuz yönde etkileyebilirler. yukarıda anlatıldığı gibi kuru madde ve uçucu katı maddeler tüm uygulama/bertaraf teknikleri için arıtma çamuru tanımlanmasında en önemli parametrelerdir. bu maddelerin miktarları stabilizasyon ve katı-sıvı ayırma prosesleri ile en aza indirgenebilir. bu prosesler de nerede ise tüm atık su arıtma tesislerinde ve daima mevcuttur. stabilizasyon stabilizasyon, maddelerin zaman içinde stabil kalma özelliğidir. bu özellik, fiziksel olmayıp temelde maddenin biyolojik ve kimyasal yapısına bağlıdır. stabilizasyonu sağlamak için çok sayıda parametre potansiyel olarak mevcuttur (2). stabilizasyon kavramı genel olarak koku ile ilişkilidir. çünkü koku, analitik olarak ölçülmesi zor bileşenlerden ortaya çıkar ve bu nedenle de stabilizasyon kavramı ile bir dereceye kadar ilişkilidir. kokunun kantitatif olarak ölçülmesi ancak seçilmiş bir grup insandan oluşan bir paneldeki her kişiye (kokunun tanımlanamayacak noktaya gelinceye kadar) giderek seyreltilmiş miktarda kokulu gazların koklatılması ile gerçekleştirilmektedir. ancak bu ölçümler, karmaşık, pahalı ve sahada yapılmaları mümkün olamayan ölçümlerdir. uçucu (katı) maddelerin /toplam katı maddeler oranı ve/veya yok edilen uçucu katı atık madde yüzdesi stabilite endeksi olarak kullanılabilir. 0.6 oranından düşük oranlar ve %40'tan daha yüksek yüzdeler genel olarak stabilizasyona ulaşıldığının göstergesidir. stabilite ölçümü, uçucu askıda katı madde miktarı, koi, boi ve organik karbon, atp ve enzimatik faaliyet gibi, organik substrat konsantrasyonunu tayin eden ölçümlerin yapılmasını da içerebilir. katı – sıvı ayırma katı-sıvı ayırma işlemleri koyulaştırma ve kurutma işlemlerini kapsar. koyulaştırma, filtrasyon ve gravitasyon / santrifüj gibi prosesler yardımı ile arıtma çamurunun sahip olduğu katı atık konsantrasyonunun (normal olarak 2 - kere) arttırılması olarak tanımlanır. maddenin koyulaşma kabiliyeti arıtma çamurunun ölçülü bir kap içine (graduated cylinder) konularak bunun içindeki katı atıkların çökelmesini ile is tayin edilir. bu tayin yöntemi çeşitli hatalara (duvar etkisi, köprü oluşumu, sıvı yüksekliği gibi parametrelere bağlı olarak) açıktır. ancak bunlar uygun kolon çapı (100 m) ve yüksekliği (500-1000 mm) kullanılarak ve içine de yavaş olarak dönen bir karıştırıcı konularak önlenebilir (1). diğer bir teknik ise düşük hızda çalıştırılan (stroboskopik) bir santrifüjün kullanılmasıdır. bu tayin yöntemi (test), çabuk olarak gerçekleştirilebilir ve az miktarda arıtma çamuruna gereksinim duyar(5). kurutma, atık çamur içindeki katı atık madde miktarını daha da fazla arttırmak işlemidir. bu da, genellikle bir şartlandırmadan sonra yapılan, filtrasyon veya santrifüjleme ile gerçekleştirilebilir. kurutma işlemi genel parametrelerle ve spesifik testlerle tayin edilebilir. spesifik testler, spesifik teknikler olarak da düşünülebilir. kurutmayı tayin eden klasik parametre, filtrasyona karşı gösterilen spesifik dirençtir. bu da, birim kuru katı ağırlığa sahip olan filtre yüzeyine birikmiş kek tabakasının filtrasyona karşı gösterdiği direnç anlamına gelmektedir. arıtma çamurunun filtre edilebilme derecesi sıvı maddenin katı maddeden ayrıştırılmasına karşı direnci ile belirlenir. ortalama spesifik direnç katsayıları arıtma çamurunun belirli basınç ve ısı şartları altında filtreden geçme süresi ile belirlenir. 10-12 m/kg veya daha düşük değerler iyi bir endüstriyel filtrasyonu gösterir (işlenmemiş/ham atık çamurlar genellikle 10-14 m/ kg değerini aşarlar).spesifik direnç, arıtma çamurunun bazı kimyasallar (organik /inorganik) kullanılarak şartlandırılması ile azaltılabilir. direncin değişik basınçlarda ölçülmesi ile, sıkıştırılma katsayısı elde edilir. bu da en uygun çalışma basınç seviyesinin ne kadar olması gerektiği hakkında bilgi verir. kapiler emme zamanı (capillary suction time – cst = sıvıların filtre üzerine yerleştirilen kekten belirli bir mesafeyi geçme süresi ) filtrasyon kabiliyetini tayin etmek için kullanılan basit, çabuk ve yararlı bir yöntemdir. ancak bu yöntem (cst) karşılaştırmalı tayinler için iyidir. ayrıca çok problu cst cihazları kullanılarak doğrudan, ancak daha az hassas olmak kaydı ile, spesifik direnç tayinleri de yapılabilmektedir. vakum filtreleri ile pres filtrelerin performanslarının tayinleri için spesifik testler mevcuttur. filtre-yaprak testi vakum filtrelerdeki filtreleme döngüsünü tekrarlayarak bu tür filtrelerin performanslarını tayin ederken, vakum altında veya basınçla drenaj ve flitrasyon işlemi yapan testler de pres filtrelerin performans tayinlerini yapabilmektedir (4, 6). santrifüjlenebilme kabiliyeti, arıtma çamurun santrifüj kuvvet altında kurutulması olarak tanımlanmaktadır. bu işlemden sonra çamur, kolaylıkla bir arşimet vidası vasıtası ile taşınabilir kıvamda olmak zorundadır. uygulamada kullanılan bir makinenin içinde bulunduğu tüm gerçek çalışma koşullarını laboratuar ölçeğinde gerçekleştirmek mümkün değildir. bu nedenle arıtma çamurunun santrifüjlenebilme parametreleri (çökelebilme, dönebilme, floklaşma kuvveti) ayrıca ölçülmelidir. vesilind (8) tarafından teklif edilen bir yöntem ile çamurun çökelebilme ve dönebilme özellikleri tayin edilebilmektedir. vesilind ve zhang (10) arıtma çamurunun, çamur içindeki nihai katı madde konsantrasyonunu uygulanan santrifüj süresi ve gravite adedi ile ilişkilendirerek, tanımlanabileceğini ortaya koymuşlardır. diğer bir yöntem, santrifüjlemeye karşı gösterilen spesifik direnç indeksinin hesaplanmasını öngörmektedir. bu yöntemde, farklı sürelerde standart olarak karıştırmanın yapıldığı çamurların cst ölçümleri (7) yapılmakta ve çamurun floklaşma kuvveti ortaya konulmaktadır. sonuçlar arıtma çamurlarının karakterizasyonunu ortaya koymak için çok sayıda fiziksel, kimyasal ve biyolojik parametre ve testler mevcuttur. bunların yardımı ile arıtma çamurlarının işlenmesi ve bertarafı sırasında çevreye olan etkileri tayin edilebilir. yukarıda tartışılan testlerle ilgili bir problem, bunların yapıldığı laboratuarlardaki metodolojilerin ve uygulamaların farklı koşullar altında gerçekleştirilmesi ve bu nedenle de elde edilen sonuçların seyrek olarak birbiri ile mukayese edilebilir sonuçlar vermesidir. bu sorunu ortadan kaldırabilmek için, avrupa standardizasyon organizasyonu (cen-tc308) adı altında bir teknik komite oluşturmuş ve arıtma çamurları karakterizasyonu tayininde kullanılan metotların standardize edilmesine karar vermiştir. buna ek olarak, konvansiyonel parametrelerin tayinleri arıtma çamurunun işlenmesi ve bertarafı sırasında uygulanan metot ile ilişkili olduğundan, üzerinde çalışma yapılan arıtma çamuru ile ilgili daha temel bilgiler üretebilen (diğer) parametrelerin ve testlerin geliştirilmesi gerekmektedir. bu nedenle, son zamanlarda geliştirilen araştırma faaliyetleri, arıtma çamurlarının temel özelliklerini tanımlayacak metotların geliştirilmesine yöneliktir. 6 zirai kullanım zirai kullanım koşulları arıtma çamurlarının zirai sektörde kullanılmalarının amacı, (çamur içinde bulunan maddelerden) kısmen fosfor ve azot gibi besleyiciler ile kısmen de organik maddelerin toprağa geçmesini sağlayarak toprağın iyileşmesine katkıda bulunmaktır. çamur tipleri ve çamur kalitesi prensip olarak, ilgili ülkenin yasalarında öngörülen kalite tanımına (ağır metaller, patojenler, ön-işleme) uygun olduğu sürece her türlü arıtma çamuru zirai tarım alanları üzerine konulabilir. çok sık olarak, tarım alanlarında kullanılacak arıtma çamuru miktarı buralarda yetiştirilecek bitkiler için gerekli olan besin maddesi miktarı ve çamur içindeki kuru madde miktarına bağlıdır. tarımsal kullanımın tanımı arıtma çamuru genel olarak arıtma tesisinde depolanır veya çiftçinin kullanımı için çiftlikteki depoya götürülür. ortaya çıkan artma çamurlarının yüksek miktarlarda oluşu ve depolama kapasitelerinin sınırlı oluşu, çamurun hacminin azaltılması için susuzlaştırılmasını gerektirir. normal olarak arıtma çamuru tarım arazisine, sabanlama ve tohumlamaya bağlı olarak yılda bir ya da iki defa serilir. böylelikle, çamurun içindeki besleyici maddeler tarım ürünleri tarafından maksimum oranda alınır ve yüzey ve yer altı sularına giden besleyici madde miktarı azalmış olur. genel olarak, arıtma çamurunun tarım arazisine serilmesi için çiftçinin sıvı ve tezek sermek gayesi ile kullandığı (kendi) ekipmanları kullanılır. bu ekipmanlar ideal olmadıkları için, araziye verilen kuru madde ve besleyici madde miktarlarının kontrollü bir şekilde verilerek yasalarda öngörülen (izin verilen) değerlerde olmalarını sağlamak oldukça güçtür. sonuçta, arıtma çamurunda olması gereken kuru madde miktarının mevcut ekipmana uygun olması önemlidir. aksi takdirde serpme işleri için özel ekipmanlara yatırım yapılması gerekir. serpme işleminden sonra, arıtma çamuru toprağın içine (saban ile) verilir. yasalar kokudan olayı ortaya çıkan rahatsızlığı önlemek için bu sürenin (serilme /toprak içine verilme süresi) çok kısa olmasını öngörür. sıvı çamur toprağa doğrudan verilebilir (enjekte edilebilir). zirai kullanımın avantaj ve dezavantajları arıtma çamurunun tarım arazileri üzerine serilmesinin aşağıdaki avantajları vardır: * atık çamur içindeki besleyici maddelerin kullanılması, fosfor, azot * toprağın humus tabakasını iyileştirmek maksadı ile arıtma çamurunun içindeki organik maddelerin kullanılması (yani toprağın iyileştirilmesi) * uygulama şamasında uyulacak yasak düzenlemeler biliniyor * genel olarak çamur bertarafının en ucuz yöntemidir arıtma çamurunun tarım arazilerine serilmesinin aşağıdaki dezavantajları mevcuttur: * bir yıl içinde arıtma çamuru tarım arazisi üzerine ancak belirli sayıda serilebildiği için çamur depolama tesisleri için önemli yatırımların yapılması gerekir * çiftçiler olan bağımlılık ve oldukça çok sayıda idari anlaşmanın yapılmasının gerekliliği * arıtma çamuru içinde bulunan organik mikro kirletici muhtevası ve bunların yiyecek zincirine yapacakları etkiler konusunda bilgi düzeyinin yetersiz oluşu * tam olarak yasal uyum kontrolü (yapılmasının güçlüğü) 10 düzenli depolama 10.1 uygulama için şartlar: 1993 yılında avrupa birliğinde 230 milyon ton (yaş) atık çamur üretildiği hesaplanmıştır. (korrespondenz abwasser, 1993, 40, jahrgang, linder: anforderungen an die klarschlamm-entsorgung in europe). almanya'da üretilen arıtma çamurun % 25 kadarı zirai amaçlarla, % 65 kadarı düzenli olarak depolanmakta ve % 10 kadarı da yakılarak bertaraf edilmiştir. isviçre'de bu değerler % 50, 30 ve 20 ve fransa'da ise % 55, 25 ve 20 şeklinde tecelli etmiştir. böylelikle her ülkeye göre değişiklikler ortaya çıkmıştır. ancak, gelecekte atık çamurlarının düzenli depolama alanlarında bertarafı, başka hiçbir işleme yöntemi olmadığı durumlar için geçerli olacak ve bu şekilde bertaraf en düşük öncelikte kalacaktır. günümüzdeki arıtma çamuru bertarafı zirai kullanım ve yakmaya yöneliktir. düzenli depolama alanları ile ilgili tercihler yapılırken en iyi tercihlerde (yerleşim koşullarında) ve en iyi işletme koşullarında bile bir miktar toprak altı kirliliğinin olması muhtemeldir. bu nedenle depolama sahası seçimi yapılırken jeolojik olarak sakıncası olan sahalardan sakınılması gerekliliği ortaya konulmuştur. jeolojik olarak sakıncalı olan durumlar: açık karstik alanlar ve çakıl (gravel) teraslardan içinde yer altı akifer tabakaları gibi yapılanmalardır ve bunlar kesin olarak (depolama sahalarının yapılamayacağı) korunan bölgelerdir. düzenli bir depolama sahası için yapılan seçimlerde, halen kullanılan ve gelecekte kullanılacak akiferler dışında diğer bir faktör de bu sahanın "kuru" bir bölgede yer almasının zorunluluğudur. diğer bir deyişle, depolama sahası yer altı su tabakasından yukarıda olmalıdır. çevresel kirlilik, doğru saha seçiminin yapılması, katı atıkların organize bir şekilde bertaraf edilmesi, depolama sahasının yüzeyinin profesyonelce korunması, ve bertaraf tesisinin devamlı olarak düzenli tutulması ile minimize edilebilir. böylelikle kirleticilerin ve sızıntı suyunun yer altı suyuna ve yüzeye gelen yağışların akifer tabakalarına ulaşması minimum seviyede tutulabilir. depolama sahasının tabanı ile (sahanın altında bulunan) doymamış bölge arasındaki mesafenin mümkün olduğunca büyük (uzun) olması da depolama sahası yer seçimi için önemli bir faktördür. 10.1.1 çamurun düzenli depolama yapılmadan önceki karakteri ve işlenmesi atık su arıtma tesislerinde oluşan arıtma çamurlarının oluşumları (orijinleri) birbirinden farklıdır. değişiktir. çamur, birincil dengeleme havuzlarında (ham çamur) oluşabildiği gibi, biyolojik arıtma (aktif çamur ile arıtma) yapan tesislerinde de atık çamur meydana gelmektedir. bazı durumlarda bunların karışımı da olabilir. atık su çamuru, atık su içinde bulunan tüm kirleticileri içinde barındırıyor olabilir. bu çamurdaki organik madde miktarı işlenen atık su miktarına bağlı olmakla birlikte yaklaşık olarak % 60 - 70 mertebesindedir. organik maddeler (yağ, proteinler, karbon-hidratlar) biyolojik olarak kolaylıkla parçalanabilirler. bu parçalanma sırasında ve depolama aşamasında koku problemleri ortaya çıkar. çamur aynı zamanda bulaşıcı (hastalık yayabilen) da olabilir. arıtma çamurları, aerobik veya anaerobik bir prosesten geçtikten sonra veya bir kimyasal yöntemle işlendikten sonra stabilize karışımlar olarak da sınıflandırılırlar. bu proseslerde daima bir "zaman" aralığı vardır. arıtma çamurun üzerine stabilizasyon sağlamak amacı ile kireç eklenmesi işlemi teorik olarak anaerobik prosese göre dezenfeksiyon verimliliğini daha fazla arttırır ( patojenlerin yok edilmesi hızı açısından) aerobik stabilizasyona ait dezenfeksiyon etkinliği (toplam oksidasyon prosesi) henüz yeterince bilinmemektedir. günümüzde, patojenlerin yok edilmesi için ısıl aerobik işlemler de gerçekleştirilmektedir. bu sistemin daha önce kullanılan sistemlere göre çok daha verimli olduğu düşünülmektedir. küçük tesislerde, çamur kurutma yatakları halen kullanılan bir yöntemdir. ancak çamuru mekanik olarak susuzlaştırma işlemleri giderek daha fazla yaygınlaşmaktadır. mekanik susuzlaştırma sonucunda, orijinal olarak, içinde % 2 - 3 mertebesinde kuru madde bulunan çamurlardaki kuru madde miktarı % 20 - 30 mertebesine kadar çıkmaktadır. bu noktada çamur artık küreklenebilir (kürek ile taşınabilir) duruma gelmiş demektir. susuzlaştırma araçları çamurun kimyasal olarak ön-şartlandırılmasını/işlenmesini gerekli kılar. stabilize edilmiş, susuzlaştırılmış çamur daime dikkate alınması gereken patojenik mikro-organizmaları da ihtiva eder. bunun kireç ile işleme sokulması ph değerini 12'ye kadar arttırır, fakat bu durumda patojenlerin aktifliklerini kaybetmesinin sadece geçici olduğu akılda tutulmalıdır. 10.1.2 atık çamur bertaraf sahalarının inşaatı ile ilgili yönetmelikler yakın geçmişte atık çamurlarının düzenli depolama sahalarında bertarafı arzu edilen (sık olarak kullanılan) bir yöntemdi. ancak mevcut koşullarda, arıtma çamurun göreceli olarak düşük maliyetlerle (düzenli depolama sahalarında) bertarafı konusu giderek daha fazla sorgulanmaya başlanmıştır. atık çamurlarının depolanması ile ilgili iki alternatif vardır: bunlardan biri, arıtma çamurunun tek başına (mono) olarak gömülmesi, diğeri ise evsel atık su tesislerinden çıkan çamurun evsel katı atıklarla birlikte gömülmesidir. ikinci durumda, depolama tesisinde oluşan gazların (metan ve co2) kullanılması söz konusudur. arıtma çamurunun düzenli, depolama alanlarına gömülerek bertaraf edilmesi her ülkede "teknik direktifler" adı altındaki yönetmeliklerle gerçekleşir. mevcut sıkı (düzenli depolama direktifi) yönetmelik ve depolama sahaları için sınırlı sayıda potansiyel olarak uygun depolama sahasının var olduğu dikkate alınırsa, sadece bölgesel olarak bertarafın mümkün olabileceği anlaşılmaktadır. depolama sahasının altına, sızıntı sularının yer altı suyuna karışmasını engellemek gayesi ile bir su sızdırmaz (örneğin, kil) tabakanın yerleştirilmesi de arzu edilmekte/gerekli görülmektedir. depolama sahasının seçimi diğer kriterleri de karşılamak zorundadır. bunlardan özellikle, sahanın yerleşim birimlerine, yollara, nehirlere vb birimlere emniyetli bir mesafede olması önemli kriterlerdendir. seçilen sahanın geçici dahi olsa, sularla kaplanan bir yörede olmaması veya su haznelerinin (akiferlerin) üzerinde bulunmaması fevkalade önemlidir. diğer (önemli) bir husus, sahanın zirai açıdan yüksek değere sahip bir yerde olmaması hususudur. böylelikle arıtma çamurun depolanması yüzünden bölgede gelecek gelişmelere engel olunmamalıdır. son olarak, ekonomik noktalar da dikkate alınmalıdır. bunlar arasında, nakliye mesafesi minimize edilmeli ve doğal düşük zeminler veya boşluklar (pits) ve eski maden ocakları dikkate alınmalıdır. trafik de, büyük taşıma araçlarının yerleşim alanlarına vereceği rahatsızlık nedeni ile, planlanmalıdır. atık çamurların depolanacağı sahanın seçimi yapıldıktan sonra teknik tasarım işleri başlar. tasarımda, su izolasyonu ve drenaj en önemli elemanlardır. yer altı sularına ve yüzey sularına karışma her ne maliyette olursa olsun önlenmelidir. bu nedenle, depolama sahaları su sızdırmaz tabakalardan veya kenarlarında (yatay veya eğimli) bölümlerden oluşturulmalıdır. su sızdırmaz tabakanın yapılması işlemi, koruyucu ince (kum) bir tabakanın plastik bir folyo tabakasının altına yerleştirilmesi ile başlar. folyolar (jeo- membranlar) sahada (ısıl bir kaynak ile) birbirine kaynaklanır. bu tabakanın üzerine drenaj borularından oluşan bir drenaj tabakası yerleştirilir. bu borulara yeterli eğimin olması gerekir (suyun yer çekimi yani gravite ile akışını sağlanmak için). bunun üzerine, koruma amacı ile bir kum tabakası daha yerleştirilir. bunun amacı drenaj-folyo sisteminin mekanik olarak hasar görmesini engellemek ve olması muhtemel sızıntıları önlemektir. depolama sahasının gerçekte yerleşimi değişik şekillerde gerçekleştirilebilir. sahanın karakteristiklerine bağlı olarak, vadiler veya doğal çöküntü olan yerler veya tepeleme dolum yapılacak şekilde düz araziler bu amaçla kullanılabilir. bunların bir karışımı da bu amaç doğrultusunda kullanılabilir. örneğin, bir çöküntü sahası doldurulduktan sonra tepeleme dolum yapmak gibi. susuzlaştırılmış arıtma çamurunun içinde arta kalan su miktarı mikro-biyolojik faaliyet nedeni ile genellikle depolamanın altına kadar ulaşmaz. sızıntı suları yağmur ile meydana gelen sulardır ve bunlar da drenaj sisteminin yardımı ile uzaklaştırılırlar. sızıntı suları ciddi oranda kirlenmiştir. bu nedenle de bu suların mutlaka arıtılmaları gerekir. bu arıtma bilinen arıtma metotları ile yapılabilir. ancak bazı durumlarda sızıntı suları ormanların sulanması için kullanılabilir. depolama sahaları hem bir tel ile çevrilmeli hem de etraflarına koruyucu bir orman sahası yapılmalıdır. depolama ile ilgili işletme hususları daha sonra tartışılacaktır. ancak burada kirleticilerin potansiyel sızmasını belirleyebilmek için sahanın etrafına izleme kuyularının yerleştirilmesinin önemi vurgulanmak zorundadır. kuyulardan alınan yer altı suyu örnekleri laboratuarlarda analiz edilmelidir. son olarak, böyle bir depolama tesisi tasarlanırken sahanın bakımı /peyzajı (recultivation) da dikkate alınmak zorundadır. genellikle, böyle bir sahanın işletmesi tamamlandıktan sonra üzerine bitkiler ve ağaçlar dikilmelidir. yukarıda tanımlanan koşullardan anlaşılacağı üzere, bir depolama sahasının inşa edilmesi ve işletilmesi oldukça yüksek maliyetlerle gerçekleşir. bu da, maliyetin etkinliği açısından değerlendirildiğinde, seçilen sahanın (dolma kapasitelerinin) an azından 10 yıllık bir ömre sahip olmasını gerekli kılmaktadır. 10.2 pratik çözümler atık çamurlarının depolanması ile ilgili iki alternatif vardır: bunlardan biri, arıtma çamurunun tek başına bertaraf edilmesi, diğeri ise evsel atık su tesislerinden çıkan çamurun evsel katı atıklarla birlikte bertaraf edilmesidir. 10.2.1 tek- başına (mono) depolama tek-başına (mono) depolama işleminin yapılacağı sahalardaki en önemli sınırlama arıtma çamurunun muhtevasındaki su miktarıdır. genelde bu % 65'den daha fazla olmamalıdır, çünkü daha fazla su miktarları taşıma ve işleme sırasında kullanılan mekanik araçlara zarar verir. arıtma çamurunun duraylılık kontrolü (consistency) çamurun yırtma-kuvvetini (shear -force) ölçen özel cihazlarla yapılır. susuzlaştırılımış atık çamurları -henüz şimdiye kadar- düzenli depolama tesislerinde bertaraf edilmemiştir. buradaki en önemli sorun susuzlaştırma sürecidir. bölüm 8'de detaylı olarak anlatılan susuzlaştırma (kurutma) prosesi, çamurun kireç, demir tuzları ile şartlandırıldıktan sonra, kapalı pres (chamber press machine) ve yeni jenerasyon santrifüjlerin yardımı ile teorik olarak (susuzlaştırmadan beklenilen) istenilen kriterleri karşılayabilmekte veya aşabilmektedir. kuzey budapeşte'deki atık su arıtma tesisinde çalıştırılan ve kireç ve demir tuzları şartlandırıldıktan sonra preslenen arıtma çamurundaki kuru madde muhtevası % 40 - 50 mertebesindedir. burada oluşan arıtma çamuru keki bu gaye için tasarlanmış olan ve başkent yakınındaki (20 km mesafede) fotosomad belediyesi yakınlarındaki bir depolama sahasına gönderilerek bertaraf edilmektedir. bu depolama sahası orta avrupa'daki en gelişmiş depolama sahası olarak bilinmektedir. bu tür tek başına (mono) arıtma çamuru bertaraf eden tesislerin işletilmelerinde son derece katı kurallar uygulanmaktadır. teorik olarak bu kurallar,, arıtma çamurunun tankerlere yüklendiği atık su arıtma tesislerinde uygulanmaya başlar. en önemli görev, çamurun atık depolama sahasında depolanması, taşıma araçlarının hareketi ve malzemenin depo sahası içindeki hareketidir. bu proseslerin tamamı birbiri ile harmoni içinde olmalıdır. depolanan çamur tabakasının genişliği (çamurun duraylılığına bağlıdır), kokular ve bulaşıcı organizmalar ile roden türü (fare, sıçan) haşerelerin kontrolü için kullanılan üst örtü tabakasının (toprağının) depolanması ve dağılımı gibi konularda son derece sıkı yönetmelikler (standartlar) uygulanır. sızıntı suyunun ve yüzeyden gelen yağış sularının toplanması, toplama metodu, arıtılmaları ve bertarafları devamlı olarak kontrol edilmelidir. izleme kuyularından alınan su örneklerinde kirlilik (kontaminasyon) görülmesi halinde, uygulanan teknoloji yeniden gözden geçirilmeli ve gereken düzeltmeler yapılmalıdır. bu kuralların dışında, iş sağlığı, hijyenik ve iş emniyeti ile ilgili pek çok kaide de takip edilmek zorundadır. her ne kadar tek başına arıtma çamurunun bertaraf edildiği depolama sahaları gaz oluşumu için, karışık depolamanın yapıldığı sahalara göre, fazla ehven değillerse de buralarda yine de bir miktar gaz meydana gelir. oluşan bu gaz % 50 - 60 oranında metan ve % 40 - 50 oranında karbondioksit (ve diğer gazlardan da iz miktarlarda) ihtiva eder. metan tehlikeli bir gaz olarak tanımlanır. bu nedenle, depolama sahasının yüzeyinde gazın bulunup bulunmadığı devamlı olarak kontrol edilmelidir. buradaki en önemli görev, gazın kapalı (örtülü) boşluklarda (örneğin, yağmur suyu toplanan boşluklar) birikmesine engel olmaktır. 10.2.2 karışık depolama karışık depolama yapılması durumunda, daha fazla olan malzeme evsel katı atıktır. bu durumda arıtma çamuru ikinci bir ilave maddedir ve toplamın sadece % 20 - 25 kadarını oluşturur (bkz. şekil 10.1 ve 10.2). evsel katı atıkları toplanması ve bertarafından sorumlu olan firmalar ile arıtma çamurlarının toplanması ve bertarafından sorumlu olan firmalar aynı olmadığından, uğraşılması gereken ilk önemli sorun (protesto), evsel atık toplama ve bertaraf sorumluluğu olan firmaların arıtma çamuru toplamak ve bunların bertarafından sorumlu olmak istememeleridir. bunun nedeni, atık çamurların bertarafının atık bertarafını daha komplike bir hale getirmesidir. bu durum özellikle çamurun muhtevasındaki su miktarının yüksek olması durumunda özellikle daha da önem kazanmaktadır. buna karşılık (rağmen), karışık depolama işlemleri daha ekonomiktir ve karışık olarak depolanan çamurun içindeki su muhtevasının fazlalığı tek-başına (mono) sisteme göre daha az önem arz eder. katı atıkların su tutma kapasit esi (higroskopik özelliği) göreceli olarak yüksektir. depolama sahasında uygun bir mikrobiyolojik faaliyetin başlaması için, atıkların % 60 - 65 civarında su ihtiva etmesi gerekir. atılar zamanla olgunlaşır (atıklarda mevcut olan organik madde mikro-organizmalar sayesinde biyolojik ve stabilizasyon meydana gelir) ve yukarıda da belirtildiği gibi depolama gazı oluşumu güçlenir. bu depolama alanlarında oluşan depolama gazının toplanması ve kullanılması arzu edilen (bazen zorunlu olan) bir husustur (aşağıya bakınız). karışık depolama sahaları ile ilgili yönetmelik prensipleri alman mevzuatından derlenmiştir (laga-deponie merkblatt 4690, atv-vks, regelwerk, abwasser-abfail, arbeitsblatt a 301): 1. karışık depolama yapılan sahalardaki en önemli kural duraylılığın (consistency) sağlanmasıdır. bunun için, depolama sahalarında, katı atıkları ve arıtma çamuru optimum şekilde ezen gerekli mekanik araçlar mevcut olmalıdır. 2. bu sahalara atık çamur depolanması en az 3 metre kalınlığında katı atık depolaması yapıldıktan sonra gerçekleştirilmelidir. sahalara devamlı olarak (sadece) çamur tabakalarının serilmesi engellenmelidir. 3. atık çamurların katı atıklarla karıştırılmasında (yerleşmiş) üç metot uygulanmaktadır. a) yığın depolama - yığın (nokta) depolama durumunda katı atıklara karıştırılacak atık çamur oranı ağırlık bazında % 20 25 arasında olmalıdır. 4. karışık depolama 5. seviyeler halinde depolama. iki veya üç seviye halinde depolama (bkz. şekil 10.1). bu alternatifin kullanılması halinde karışım içindeki çamur oranı % 10 mertebesinde olmaktadır. bu durumda depolama sahasındaki depolama yöntemi serbest olarak seçilebilir. 6. ayrı (örneğin, nokta şeklinde) çamur bertarafı zaman içinde yakından takip edilmeli ve çamur yığını katı atık ile örtülmelidir (bkz. şekil 10.2) 7. depolama sürecinde meydana gelen depolama gazı gerçek bir tehlike oluşturmaz, çünkü alt tabakalarda oluşan gazlar büyük bir yüzey alan olması nedeni ile kolaylıkla havalandırılır ile edilir. depolama süreci tamamlandıktan sonra, üst tabaka yüzeyinin toprak ile örtülerek depolama süreci tamamlandıktan sonra önemli miktarda depolama gazı oluşumu beklenmelidir. bu gazlar toplanmalı ve kullanılmalıdır. eğer gazların kullanımı gerçekleşemiyorsa, bu gazların toplanarak başka bir yöntemle (şekilde) havalandırılmaları sağlanmalıdır. (örneğin, havalandırma bacaları ve buran çıkan gazların yakılması) 8. depolanan katı atık ve artık çamur tabakaları arasından sızan su çok ciddi şekilde kirlenmiş bir su olarak kabul edilmelidir. bu suyun kimyasal oksijen ihtiyacı (koi) 50 - 60,000 mg/l seviyesinde olabilmekte ve amonyak muhtevası da litrede birkaç bin miligram seviyesine ulaşabilmektedir. bu yüksek kirlilik seviyesini iki şekilde düşürmek mümkündür. birincisi, iyi bilinen su arıtma işlemini uygulamak, ikincisi de, sızıntı suyunun depolamanın üzerine geri püskürtmektir (bu uygulamaya bazı ülkelerde izin verilmemektedir). ikinci yöntem iki yarar birden sağlar: bir taraftan gaz oluşumu için (depolanan atık içinde) gerekli olan optimum su miktarını sağlar, diğer taraftan da içerdeki doğal biyolojik parçalanma proseslerine (mikrobiyolojik parçalanma) katkıda bulunarak organik madde miktarını büyük ölçüde azaltır. almanya'da (örnek teşkil etmesi bakımından) çok sayıda karışık depolama yapılan saha mevcuttur. bu konuda daha fazla bilgi "mua 62. lfg. ıx/81, rettenberger and tabasaran: gemeinsame ablagerung von hausmüll und klärschiamm." adlı referanstan elde edilebilir. 12 kaynakça arıtma çamuru karakterizasyonu [1] apha-awwa-wpcf (1980). standard methods for the examination of water and wastewater,15th edn., washington d.c., usa [2] bruce a.m. and fisher wj. (1984) . sludge stabilization - methods and measurement. ın: sewage sludge stabilization and disinfection. 1ruce a.m. ed., ellis horwood, (1.hichester1 u.k [3] colin f. (1979) . methodes d'evaluation de la stabilité biologique des boues residuaries, e.e.c.-cost 68 bis, working party 1 meeting, ınstitut de recherches hydrologiques, nancy, france, 25 sept. 1979. [4] heide b.a., kampf r. and visser m.a. (1982). manual for the selection and use of polyelectrolytes in dewatering sludge with beltpresses, tno report 124e, delft, the netherlands. [5] lockyear c.f. and white mj.d. (1979). the wrc thickenability test using a low speed centrifuge, wrc technical report tr 118, stevenage, u.k. [6] spinosa l., mininni g., barile g. and lore f. (1984) . study of belt-press operation for sludge dewatering. ın: proc. of the e.e.c. workshop methods of characterization of sewage sludge, dublin, eire, 6july 1983, 11 291 d. reidel, dordrecht, the netherlands. [7] spinosa l., lotito v. and mininni g. (1990). evaluation of sewage sludge centrifugability. proc. of v world filtration congress, vol. 2, 327-330, nice, 5-8june, 1990. [8] vesilind p.a. (1971) . estimation of sludge centrifuge performance,journal of the sanitary eng. division, asce, 97, sa2, 234-238. [9] vesilind p.a. (1974). treatment and disposal of wastewater sludge. ann arbor science, ann arbor, u.s.a. [10] vesilind p.a. and zhang g. (1983) . technique for estimating sludge compatibility in centifugal dewatering. personal communication. depolama ve nakliye [1] castorani a., spinosa l . and trosi s. (1985). preliminary criteria for the design of sewage and sludge pumping systems. phoenix ınternational, 3/4, 22-29. [2] frost r.c. (1981). how to design sewage sludge pumping systems, w.r.c. process engineering, 85-s. [3] frost r.c. (1982a) . prediction of friction losses for the flow of sewage sludges along straight pipes. water research centre technical repol t tr175, water research centre, stevena,1c ( uk) . [4] frost r.c. (1982b) . a method of estimating viscosity and designing pumping systems for thickened heterogeneous sludges. 8th ınt. conf. hydr. trans. solids in pipes, johannesburg, sa, august 25-27. [5] spinosa l. and sportelli s. (1986) . storage and transport of sewage sludge. phoenix international, 3, 34-37. [6] u.s.epa (1979) . process design manual for sludge treatment and disposal. epa 625/ 1-79-011, cincinnati (oh-usa) . [7] u.s.epa (1984).11se and disposal of municipal wastewater sludge. epa 625/10-8 003, washington dc (usa). [8] wiart j. (1993) . les differents procedes de stockage des boues d'épuration avant valorisation en agriculture. etude de l'agence de l'environment et de la maitrise de l'1nergie et al., angers (f). [9] willis dj. (1978) . a literature survey on sewage sludge pumping. b.h.r.a. tn 1.1n(1 zirai kullanım [1] handling, treatment and disposal of sludge in europe. situation report 1. an overview. ıswa working gıoup on sewage and waterworks ek - 1 atık su arıtma çamuru ile ilgili ab yönetmeliği avrupa atık politikası, yönetim önceliklerinin hiyerarşisini baz alır: * minimizasyon * geri kazanım * enerjiyi tekrar kazanarak yakma * düzenli depolama aşağıda sunulan ab yönetmeliği, atık su arıtma çamurunun işlenmesi ve bertarafını etkilemektedir. evsel atık suyun arıtımı direktifi (91/271/eec) direktif, atık suyun arıtılması ile ilgili katı kurallar getirirken atık su artıma çamurunun miktarınıda önemli ölçüde arttırmaktadır. direktif, tüm ab üyesi ülkelerin, 31. 12. 2000 tarihine kadar, 2000 pe değerini aşan atık su arıtma tesisleri için atık suyun ikinci kez arıtılmasını sağlayacak altyapıyı oluşturmalarını gerektirmektedir. temiz su kabul eden noktalardaki çıkışlarda, atık su, besleyiciler ve organik maddeler açısından arıtılmalıdır (madde 4 ve 5). direktif, evsel atık arıtma çamurunun, deniz ve temiz su çıkışını 31. 12. 1998 tarihinden sonra yasaklamıştır (madde 14) atık su arıtma çamurunun tarımda kullanılması halinde çevrenin ve özellikle toprağın korunması direktifi (86/278/eec). bu direktif, artıma çamurunun zirai alanda kullanılması halinde uyulması gereken yönetmeliklerle ilgilidir. bu yönetmelikler aşağıdaki kuralları içermektedir. * ön arıtma * arıtma çamurunda ağır metal bulunmaması ile ilgili sınırlamalar * kuru katı atık miktarı ve birim alan ve zamana düşen ağır metaller ile ilgili sınırlamalar * artıma çamurunun yayıldığı toprakta ağır metal bulunmasına ilişkin sınırlamalar ve toprağın ph değeri ile ilgili kurallar * mikro kirleticilerin bulunması ile ilgili sınırlamalar * toprağa eklenen besleyici miktarı ile ilgili sınırlamalar (n ve p) * ekim tercihleri ile ilgili sınırlamalar * arıtma çamurunun yarıldığı zirai alana ulaşma şartlarına ilişkin sınırlamalar yasal uyum kontrolü atıkların düzenli depolanması direktifi (1999/31/ec) bu taslak direktif, depolama sahalarına ilişkin tasarım, inşa, işletme ve kapatma kurallarını tanımlar. direktif, düzenli depolama alanlarını üç kategoriye ayırır ve bu kategoriler örtücü tabaka ve denetim kurallarına göre farklılık gösterir. * •tehlikeli atıklar için düzenli depolama tesisleri * tehlikeli olmayan atıklar için düzenli depolama tesisleri * tesirsiz (inert) atıklar için düzenli depolama tesisleri atık su arıtma çamurunun düzenli depolama sahasında depolanması yasak değildir. ancak biyolojik olarak parçalanabilen atık olduğu için kısıtlanmıştır. kısıtlama hedefi, 1995’te çıkan biyolojik olarak parçalanabilen atık miktarının2006’ da %75, 2009’da % 50, 2016’da ise %25 ‘inin depolama sahalarında depolanması öngörülmüştür. 1995 yılında, toplanan evsel atığının %80’inden fazlasını düzenli depolama sahalarına bertaraf etmiş üye ülkeler, hedeflerine ulaşmayı 4 yıllık bir süre için erteleyebilirler. atığın yakılması direktifi (94/67/ec) bu direktif, tüm atık yakma tesislerini, artıma çamuru yakma tesislerini ve tüm bu tesislerin emisyon standartları ile ilgili kararları içerir. * hava emisyonları * yakma ile oluşan katı kalıntılar ve emisyon gazı temizlenmesi (artıma çamuru külü) * emisyon gazı temizlenmesinden çıkan atık su (temizleme suyu) * kül kalıntısından oluşan sızıntı suyu arıtma çamuru yakma tesisleri, yetkililer tarafından çevresel uygunluk açısından onaylanmalıdır ek – 2 ab eko-etiketi toprağın iyileştirilmesi için kriterler ekolojik kriterler: eko-etiket edinmek isteyen, toprağın kalitesini arttıracak faaliyetler gerçekleştiren tüm şahıslar aşağıdaki kriterlere uymak zorundadır ürünün kaynağı: toprak iyileştirme ile uğraşan kişiler organik madde içeriğini sadece atık maddelerin işlenmesi ve / veya yeniden kullanılması sonucunda elde ediyor ise eko-etiket alma hakkında sahip olur. (direktif 75/442/eec’de tanımlandığı gibi) not: burada kullanılan “organik” terimi yaşayan organizmalar tarafından kaynaklanan maddeler anlamında kullanılmaktadır. ürün atık-su arıtma tesislerinden kaynaklanan arıtma çamuru içeriyor ise, kullanılan arıtma çamurunun ab’nin 86/278/eec (ek-1b) sayılı direktifi ile uyumlu olması gerekmektedir. kullanım için uygunluk: genel etiketleme ürün ambalajı üzerinde bulunacak etikette aşağıdaki bilgiler bulunmalıdır: * ürünün pazarlanmasından sorumlu olanların adı ve adresi * ürün çeşidini anlatan tanım (“toprak iyileştirici” terimini kullanarak) * saklama koşulları için tavsiyeler, önerilen son kullanma tarihleri ve ürün seri numarası * ürünün kullanım alanları ve sınırlamalar. değişik bitki gurupları için uygunluğunu gösteren bilgi * ürünün üretilmesinde kullanılan hammadde (%10’dan fazla olanlar için). evsel atık-su, arıtma çamuru, zirai atıklar, sanayi veya ticari atıklar gibi türler belirtilmeli. ürünün kaynaklandığı sektörlerde belirlenmelidir (ör. yiyecek üretimi, kağıt vs.) * kullanma talimatı ve miktarı hakkında bilgi, miktar kg (veya lt) / m2 toprak /yıl şeklinde olmalıdır. * güvenli kullanım için talimat ürün performansı tüm ürünler katı halde pazarlanmalı, ve kendi ağırlığının %25’inden az kuru madde içermemelidir. 1 m2’lik bir alana 500 gr’dan (kuru ağırlık) az organik madde verilmesini engellemek için en az uygulanacak miktar belirtilmelidir. ürün, “bitki büyüme testini” geçebilmek için bitkinin oluşmasını ve büyümesini olumsuz yönde etkilememelidir. toprak kalitesinin düşmesi ve su kirliliği hiçbir üründe bulunmasına izin verilmeyen madde ve limit değerleri aşağıda verilmiştir. (ölçü birimi ağırlıktır) madde mg/kg zn 300 cu 75 ni 50 cd 1.5 pb 140 hg 1 cr 140 mo* 2 se* 1.5 as* 7 f 200 *) bu maddelere ilişkin değerler, ürünün içinde endüstriyel proses atıkları, evsel katı atık ve arıtma çamurundan bir oranda bulunuyor ise istenmektedir. ürünler, lindane, cypermethrin veya promecarb ile işlenmiş öğeleri içermemelidir. besin (nutrient) yüklemesi tavsiye edilen miktarlar kullanıldığında ürünler aşağıda verilen maksimum besin yüklemesi değerlerini aşmamalıdırlar. * 8 g/m2 toplam azot * 6 g/m2 p205 * 12 g/m2 k20 not: besin içeriğinin en azından %10’u ilk uygulama sezonunda bitki tarafından kullanılabiliyor ise ürün bu yaptırımdan muaf tutulacaktır. bu tür ürünler aynı zamanda c:n oranında 30:1 olarak temsil edilmektedir. sağlık ve güven ürünler aşağıdaki tabloda verilen temel patojenlere ait maksimum değerleri aşmamalıdır. taze (ıslak) madde salmonella - 25gr’da yok e.coli
* Bu çalışmalar size faydalı olabildiyse sol taraftan sitemizi beğenerek bize destek olabilirsiniz...