Xyeze Temasına Geç Turkuaz Temaya Geç Yeşil Temaya Geç Siyah Temaya Geç Kırmızı Temaya Geç Sarı Temaya Geç Mor Temaya Geç

İNSANIN EĞİTİM İHTİYACI ÖDEV


Levent [Taksim,Istanbul,Turkey] / Eğitim / 8 kez indirildi
insanın eğitim ihtiyacı teyyar uğurlu ilköğretim müfettiş yard insan motivasyonunda maslow'un teorisi çok büyük oranda araştırmalar tarafından test edilmiştir. bir kişi en alçak düzeydeki ihtiyaçlarını gidermedikçe üst düzey ihtiyaçlarını gideremez (sergiovanni ve caruer; 1980. 92). işte eğitim ihtiyacı da maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi içinde en üst basamakta yer alır. örgün anlamda eğitim ihtiyacı toplumlar karmaşıklaştıkça önemini artırmıştır. fakat örgün eğitime gelinceye kadar insanoğlu her dönemde çocuk, genç ve yetişkinlerine örgün olmayan bir eğitim vermiştir. varış (1995;8)'a göre öğrenmenin oluştuğu her durumda insan davranışlarını değiştiren bir eğitim sürecinden söz edilebilir. balık avlamaya giden babasının arkasına takılan çocuk, kendi yaşamı için eğitilmektedir. ihtiyaçlar gün geçtikçe, farklılaştıkça "eğitim" her alanda daha çok ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. kalıcı davranışların kazandırılmasında formal bir araç olan eğitim kurumları, insan girdisini en iyi nasıl işleyebileceğinin cevabını aramaya devam ediyor. bugünün gelişmiş kültürlerinde formal bir eğitim düzeni kurulmaksızın bilgi birikimi ve başarı kaynaklarının yeni kuşaklara aktarılması olanaksızdır (dewey, 1996:15). toplumsal dinamikleri göz önüne almayan, insanın sosyal bir varlık olduğundan hareket etmeyen eğitim kalıcı ve öğretici olamaz. başaran (1994: 35)'a göre; eğitim insanı yüceltmektir. eğitim, insana kendisinin ne olduğunu göstererek insanın kendini tanımasına, bilmesine, bulmasına yardım etmektir. bu nedenle formal bir ortamda yapılan eğitime gün geçtikçe daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. çağımızda eğitim sürecinden geçmemiş bir kimsenin, kendi kendine yetişme olanağını bulsa bile, tam olarak yeteneklerini geliştirmesi olanaksızdır. bu da gösteriyor ki, günümüzde örgün eğitim yaşamın olmazsa olmazı haline gelmiştir. örgün anlamda eğitim ihtiyacını özgerçekleştirime yönelik olarak düşünürken, diğer yandan, anlatım ve iletişim gereksinimi, iş birliği ve birlikte yaşama gereksinimi, üretim ve tutumluluk gereksinimi, araştırma öğrenme ve sorun çözme gereksinimi gibi gereksinimleri de gerçekleştirmenin koşulu olarak değerlendiririz (başaran, 1994: 18-22). bu bağlamda eğitim, (korkmaz, 1997. 79) "sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmanın önemli bir faktörüdür." ülkelerin ekonomik, teknik ve sosyal yönden ilerlemesi o ülkenin nitelikli insan gücü kaynağına bağlıdır. insan gücünün oluşturulması da eğitimin işidir. dewey (1996: 10), en geniş anlamıyla eğitimi, sosyal yaşamın sürdürülme aracı olarak tanımlar. sosyal grubun amaç ve alışkanlıklarından habersiz ve bunlara kayıtsız olarak dünyaya gelenleri, amaçlar ve alışkanlıklar doğrultusunda bilinçlendirmek ve aktif olarak bilgilendirmek gerekir. bu boşluk ise ancak eğitimle doldurulur. bu ifadelerden sonra eğitimin görevi şu iki noktada toplanabilir: (koçer, 1981: 17): 1. kültürel alanda alınan mirasın, ilerlemeye engel olmayanlarını gelecek kuşaklara aktarmak. bilim, teknik ve güzel sanatlarda sürekli gelişim içinde bireyleri yetiştirmek. 2. kişide bedensel ve ruhsal gelişimi sağlamak, kişiyi toplumsallaştırmak, karar verme becerisi kazandırmak. eğitilmek, yaşamı her gün yeniden kurmak demektir. kabala adlı ibrani, bir kutsal kitapta şöyle diyor: insan, hiçbir şeyin gerçek olmadığını, her şeyin sürekli olarak oluştuğunu ve değiştiğini anlamalıdır. her şey doğar, büyür ve ölür. her şey doruğa ulaşınca gerilemeye başlar. gerçeklik diye bir şey yoktur. hiçbir şey kalıcı değildir, her şey değişir, insan her şeyi başka şeylerden evrimleşen ve onu başka şeylere yönelten sürekli bir eylem ya da tepki; iç akış ya da dış akış; kurmak ya da yıkmak, yaratmak ya da yok etmek, doğum, büyüme ve ölüm olarak görmelidir. hiçbir şey sürekli değildir, değişir (buscaglia, 1994: 101). burada, insanın eğitim ihtiyacını karşılarken, böyle bir anlayışla eğitimin yapılmasını savunmak ve sağlamak gerekir. ancak böyle olunca yaşam dinamiklerini canlı tutup yeni durumlara geçebilirsiniz. bugün aklınızla anlamlandıramadığınız, toplumsal yaşama bir şey katmayan; paylaşmayan, tartışmayı, sorgulamayı sağlamayan bir düşüncenin yıkılması gerekir, insanın eğitim ihtiyacını ancak gelişmeye ve değişmeye açık değerlerle karşılayıp doyurabilirsiniz. aksi hâlde eğitim değil bilgi yüklemesi olur. 1. aile eğitimi bir insanın hayatında en önemli şekillendirici etkiler, aile tarafından yapılandır, içinde doğup büyüdüğü ailenin değerleri, çocukların gelecekteki, eğitim dönüşümlerinin değişmesi zor tohumlarını içerir. sıfır-beş yaş çocuğunun öğrendiklerini ileriki yıllarda eğitimle değiştirmenin zorluğu artık yadsınmıyor. öyleyse okula gelmeden önce çocuğun yanlış eğitilmesini engellemek lâzım. yörükoğlu (1992: 126)'na göre; çocuk aile sahnesinde, insan ilişkilerini bütün karmaşık yönleriyle gözlemler ve yaşar. özellikle okul öncesi dönemde, ana ve babasının etkisi altındadır. ama yüzde yüz ana-babanın etkisi vardır demek doğru olmaz. hele günümüzde gözünü açar açmaz televizyonla tanışan çocukların en büyük etki aracı bu aygıttır. geleceğini ailede kurmaya başlayan çocuk en güçlü davranış değişikliklerini ailesinde kazanır örgün eğitim ortamına girinceye kadar birebir model aldığı aile bireyleri onun en temel eğitilme ihtiyacını informal olarak karşılamaya devam eder. ileriki yıllarda ise çocukluğ unu yenemeyen insanlar, bu dönemin verileriyle yaşamlarını sürdürürler. gerçekler o dönemin gerçekleridir. kalıplaşmış yargılar ve değerler benimsenmiş bir hâlde varlığını korur. çocuğun içinde bulunduğu ortam onu savaşmaya ve gösterilere zorluyorsa, yeterince güçlenince savaşçı olur. o, savaştan kaçtığında küçümsenir, alay edilir, parlak övgülerden yoksun kalır. böylece grubun zihinsel alışkanlıkları bireyin zihinsel alışkanlıklarına dönüşür (dewey, 1996: 21). bugünün politikacıları evrensel gerçeklerden ve bilimsel verilerden uzak halkın nabzına göre söylem geliştirirken aynı hataya düşüyorlar, insanlar zamanla her şeyi alkışlar hale geliyorlar ve bu kısır döngü herkesin dilinde eleştirel düşünce, bilimsel düşünce özlemleriyle uzayıp gidiyor. ailenin eğitimi sosyal yeterliğe sahip yeni nesil için vazgeçilmez bir olgudur. okul-aile iş birliği ailenin okul kararlarına katılımının artırılmasıyla mümkün olacaktır. bugün okullarımızda kurulmasını zorunlu gördüğümüz okul-aile birlikleri, okul koruma dernekleri ve periyodik aralıklarla yapılması istenilen veli toplantıları aile eğitimini formal bir ortamda biçimsel olmayan etkileşimle gerçekleştirecektir. bu etkileşim varolan süreçte çocuklara yansımaktadır. okul-aile iş birliğinin kalıcı davranışların kazandırılması açısından formal etkinlikler olarak kullanılması günümüz değerleri açısından önemini daha da artırmaktadır. 2. okul eğitimi ailelerin dışında ve aileden sonra çocuğun kişiliği üzerinde en çok etkisi olan kurum "okul"dur. okula giden çocuklar süre bakımından ana-babalarından daha çok okulda etkileşimde bulunmaktadırlar (çaplı, 1993: 153). böyle olunca, okul davranış değişikliğinin yaratılacağı, bilimsel bir ortam olarak gerekliliğini hissettiriyor. bilgiler, beceriler, tavır ve alışkanlıklar hep öğrenme sonunda kazanılır. bir insanın bütün bunları kazanabilmesi için öğrenmeye hazır olması gerekir. çocuğun ailesinden getirdiği bilgi, görgü ve değerler onun olumlu davranış geçirimlerine hazır olup olmadığını belirler. bu durum öğretmenin çocuğu çok yönlü tanıması zorunluluğunu gerektirir. öğretmen okul ortamında öğrenciye plânlı yardımı sağlayan en önemli rehberdir. eğitim ve öğretim sürecinde asıl olan ise budur. hijyen bir ortam olarak okul, çevrenin olumsuzluklarından öğrencileri korurken, seçilmiş davranış ve değerleri de öğrencilere aktarır. okullar kuralların hakim olduğu, güçlü örgütsel kültürün yaşatıldığı ortamlardır. her okulun farklı örgütsel kültürü olsa da, ortak değerleri, benimsenen eğitim felsefesi doğrultusunda aktarılan değerlerdir. dinamik bir örgüt olan okul, çevresindeki değerleri işe katarak büyüyebilir. çevredeki bütün sosyal kurumlar eğitim etkinlikleri içinde değerlendirilmelidir. 3. çevre eğitimi çevre döllenmeden hemen sonra başlayan ve insan yavrusu üzerindeki her yönden etkisi bulunan tüm etkenleri kapsamaktadır. kalıtım ne olabileceğimizin sınırını çizerken, çevre, bu sınır içinde ne olabileceğimizi belirler (çaplı, 1993: 27). insanlar türlü alışkanlıkları, bilgi, görgü ve becerileri çevreden kazanırlar. giyim, kuşam, oturuş, yürüyüş şekillerimiz, sevdiğimiz ya da sevmediğimiz konular, korkular hep çevreden öğrenilirler. özdeş ikizler üzerinde yapılan araştırmalar, çevrenin insanlar üzerinde ciddî etkileri olduğunu göstermiştir. çaplı (1993: 34)'ya göre insanlar; her ne kadar doğarlarken yapıları ve yaradılışları bakımından insan olarak doğuyorlarsa da insan olmayı çevrelerinden öğrenmektedirler. insanların farklı kişilik özellikleri çevrelerinden etkilenmelerini farklılaştırır. aynı aile içindeki kardeşler aynı çevreden etkilenmelere rağmen, aynı olaylara farklı yaklaşımlarda bulunabilir, farklı düşünebilir ve yaşayabilirler. komşular, öğretmenler, arkadaşların yanında radyo, televizyon, sinema gibi unsurlar da aynı aile ve çevrede büyüyen çocukları farklı etkilemektedir. model alınan unsurlar, çocuğun bir yaşam boyunca düşüncesini, yaşayışını şekillendirir. hep aynı uyarıcılara maruz kalmış bir bireyin, uyarıcı değiştiğinde tepkisi hoş olmayabilir. alışkanlıklar zor değiştirilir, insana bir yerleşti mi değiştirilmesi artık çok güçtür. öyleyse, çevre modelleri çocuk için önemlidir. çocuğa tek bir seçenek değil seçenekler sunulmalıdır. yine çaplı (1993: 35) şöyle diyor: "bir çocuğun kalıtımla satanmış olan gözünün rengini sonradan değiştirmemiz hiçbir zaman mümkün değildir. fakat bu gözlerin dünyaya karamsarlık içinde mi yoksa mutluluk, neşe, huzur içinde mi bakacağını sağlama k bizim elimizdedir." aile, okul ve çevre eğitimi yeni yetişenlerin dünyasını kuran üç önemli etkendir. bunların en etkili şekilde işlevlerini yerine getirmesi, daha az sorunlu bireylerin ve toplumun oluşması için gereklidir. dewey (1996: 100)'e göre; koşullara uyma yeteneğinin yokluğu başarısızlığı yaratır. bu anlamda uygun koşullar yaratma, uyum güçlüğünü azaltacaktır. ortak değerlere sahip bir toplum; okul, aile ve çevre unsurlarının eğitim etkinliklerinde önemsenmesi ve karara katılmasıyla yaratılabilir. sonuç ve öneriler 1. tüm çocuklar 3 yaşından itibaren eğitim kurumlarına alınmalı, aile ve çevrenin doğal eğitimine planlı eğitimsel katkı sağlayacak şekilde yetiştirilmelidir. 1. okul öncesi eğitim kurumlarında bu çağ çocuklarıyla ebeveynlerinin birlikte "psikolojk danışma ve rehberlik" yardımını alarak eğitilmeleri sağlanmalıdır. belli aralıklarla bu görüşmeler yapılmalı, sadece çocuğun eğitilmesi değil ebeveynlerin de bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır. 1. ilköğretim ve orta öğretim basamaklarında, öğrencinin sürekli takibini sağlayacak rehberlik çalışmalarının yoğunlaştırılmasına ağırlık verilmelidir. 1. çocukların kişilik gelişimlerine katkı sağlayacak sosyal faaliyetler düzenlenmeli, her çocuğun en az bir sosyal faaliyet içinde sorumluluk alması sağlanmalıdır. 1. okullar, eğitimsel ve öğretimsel anlamda günün her saati yararlanılan "sosyal eğitim merkezleri" haline getirilmelidir. 1. zorunlu eğitimin süresi artırılmalıdır. 1. okul, çevredeki sosyal kurumlar ve işletmelerle iş birliği içinde çalışmalıdır. 1. belediyeler ve mahalle muhtarlıkları, okulun fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için çalışma plânı oluşturmalıdır. 1. okul içi etkinliklerde, drama dersinin seçmeli ders olarak alınmasına daha bir ağırlık verilmelidir. 1. yerel işletmelerin okul sosyal faaliyetlerine destekleri yasal temelde ele alınıp değerlendirilmelidir. bu yazı bilim ve aklın ışığında eğitim dergisi'nden alınmıştır. kaynakça başaran, ı. ethem. eğitime giriş, ankara: kadıoğlu matbaası, 1994, 4.
* Bu çalışmalar size faydalı olabildiyse sol taraftan sitemizi beğenerek bize destek olabilirsiniz...