vıetnam halk ayaklanması ve halk savası
ulusal kurtulus, bagimsizlik ve özgürlük ugruna vietnam ulusunu sosyalizm amacina ulastirmak için vietnam emekçiler partisinin yönetimi altinda halkimizin sürdürdügü devrimci mücadele, bu ülkeyi korumak ve insa etmek için binlerce yildir verilen sanli mücadelenin bir devamidir. ve bu devrimci mücadelede partimizin askeri çizgisi ulusun askeri gelenegini sürdürmekten baska birsey degildir.
güney-dogu asya'daki cografik durumdan ötürü, ülkemiz kurulusundan bu yana asagi yukari hiç ara vermeden yabanci saldirganlara karsi yasamak için sanli ve uzun bir destan yaratan bir mücadele verdi. sadece [sayfa 11] ulusal plandaki, çatismalar hesaba katilirsa, halkimiz ulusal egemenligi korumak için milattan 18. yüzyila kadar yirmiden fazla savas verdi. on asir süren yabanci derebeylerin egemenligi sirasinda halkimiz bagimsizligini yeniden kazanmak için ayaklanmayi hiç durdurmadi.
ılk ayaklanma, trung [1*] kardeslerin ülkenin her yaninda zafere ulasan ayaklanmasidir. bunu digerleri (dame trieu [2*] , ly bon [3*] , mai thuc loan, vb.) tarafindan yönetilen kurtulus savaslari izledi. bagimsizlik ve ulusal egemenlik çagini açmak için 938'de, bin yillik yabanci egemenligine son veren ngo quyen [4*] tarafindan parlak bir zafer kazanildi. halkimiz bu bagimsizlik ve egemenligi korumak için 19. yüzyila kadar yabanci müdahalelere karsi bir dizi ulusal kurtulus savasina girismek zoranda kaldi.
bu savaslardan olmak üzere, song istilasina karsi xı. yüzyilda da [5*] ly thuong kiet tarafindan yönetilen dehsetli bir saldiri ve bunu izleyen, saldirgan orduyu yok eden, karsi saldiriyla zafere ulasan ly hanedaninin direnme savasi yapildi.
xııı. yüzyilda, mogol saldirisina karsi, tran hanedanindan tran hung dao'nun komutanliginda tarihimizin en tipik direnme savaslarindan biri olan ve otuz yil boyunca, asya'dan avrupa'ya, gaddarligi ve savas gücüyle ve zaferleriyle taninan, eski kitanin büyük bir bölümünü fetheden böylesine ünlü bir orduya baskent thang [sayfa 12] long'u [6*] üç kez yeniden ele geçirmekle [7*] meydan okuyan direnme savasi oldu.
daha xv. yüzyilda le loi ve nguyen trai'nin yönetiminde 20 yillik ming egemenliginden sonra tüm isgal ordularini yok ederek ulusu bagimsizligina tekrar kavusturan on yillik bir milli kurtulus savasi olan lam son ayaklanmasi [8*] yapildi. xvııı. yüzyilda iç feodalizme karsi yeni bir güç olan genis bir devrimci köylü hareketine dayanarak 200.000 kisilik tsing ordusunu mucizevi bir yildirim hareketi sonunda birkaç gün içinde ezen ve ülkemize yapilan son yabanci feodal saldiriyi da bozguna ugratan nguyen hue direnme savasi oldu. [9*]
ulusal bagimsizlik veya vatanin savunulmasi için halkimiz, gerçeklestirdigi bu ayaklanma ve savaslari ayni zamanda feodal sinifla beraber yönetti. fakat, bu ayaklanma ve savaslar tartismasiz tamamen halkçi bir nitelik tasiyorlardi. tüm halk, vatanin kurtulusu için yabanci saldirganlara karsi bilinçli bir sekilde, kendikendine, yekvücut ayaklandigindan, bunlar halkçi nitelikte ayaklanma ve savaslardir. bu sürekli mücadeleler ulusumuzun tamamen zeka ve kahramanlik dolu askeri gelenekleridir. ve bunlar özellikle atalarimizin zengin askeri bilgilerinin derinliginde gelismislerdir.
xıx. yüzyilin ortalarinda, sömürgeci fransiz saldirisinin baslarinda, nguyen'in sarayi alçakça teslim anlasmalari imzalarken, halkimiz, güneyde truong cong dinh [10*] , nguyen trung truc [11*] , kuzeyde phan dinh [sayfa 13] phung [12*] , nguyen thien thuat [13*] , hoang hoa than [14*] gibi büyük yurtseverlerin yönetiminde heryerde kahramanca baskaldiriyordu. sömürgeciler, otuz yil boyunca ülkenin istilasini tamamlayamadiklari gibi, her an egemenliklerinin sarsilmasina da engel olamadilar. bugüne kadar halkimiz, kendisinden daha büyük, fakat ayni sekilde feodal bir rejim altinda kendisiyle pek fazla ekonomik, teknik ve kültürel fark bulunmayan yabanci ülkelere karsi araliksiz mücadele emisti. oysa ki, bu kez daha kalabalik bir nüfusa, iyi donatilmis bir ekonomi ve teknige, daha üstün silahlara sahip güçlü bir kapitalist ülke basi çekiyordu.
büyük ekim devrimiyle açilan, ulusal planda kapitalizmden sosyalizme geçis çaginda, insanlik tarihinin yeni bir asamasinda partimiz, vietnam devrimini yönetmekten ibaret olan tarihsel görevini yerine getirsin diye kuruldu. bu tarihi durumda, vietnamli ilk komünist olan baskan ho si minh'in baskanliginda parti, marksizm-leninizmi ülkemizin somut sartlarina yaratici bir biçimde uyguladi; dogru devrimci bir çizgi çizdi - kapitalist asamadan geçmeksizin sosyalist devrime dogrudan baglanmak zorunda olan milli demokratik halk devrimi çizgisi. tamamen yeni olan bu yolda partimiz milli kurtulus mücadelesini yükümlendi. 1930'daki siyasi tezler'de basindan beri belirli olan dogru siyasi çizgiye göre, parti yönetici rolü sorumlulugu altina alirken, isçi sinifinin ve emekçi köylülerin -milli demokratik devrimin temel güçleri- tüm devrimci gücünü seferber etmesini, [sayfa 14] isçi sinifinin yönetiminde saglam bir isçi-köylü ittifaki gerçeklestirmesini ve bunun temelinde genis bir birlesik cepheyi olusturmasini bildi. bu dogru siyasi çizginin temeli üzerinde partinin askeri çizgisi, halkimizin uzun devrimci mücadelesinin pratigiyle yavas yavas belirlendi ve uygulandi.
1930-31 yillarinda, partinin kurulusundan o tarihe kadar devam eden devrimci firtinanin dorugu tüm ülkeyi fetheden nghe tinh sovyetleri (nghe an ve ha tinh eyaletleri) hareketi oldu. tarihimizde ilk defa, isçiler ve köylüler arasinda saglam bir ittifaki gerçeklestiren, olaylarla da dogrulanan isçi sinifi hegemonyasi ve isçi-köylü hareketi birarada pek siki biçimde düzenlendi. sömürgecilerin, mandarinlerin [15*] ve esrafin bölgesel yönetimlerini devrimci siddetle devirmek ve belirli bazi kirsal bölgelerde isçi-köylü iktidarini kurmak için nghe an ve ha tinh isçi ve köylüleri ayaklandilar.
1936-39 yillarinin demokratik hareketler asamasi sirasinda, parti gizli ve illegal hareketle legal ve yari-legal hareketleri akillica birlestiriyor, sömürge gericiligine, saraya ve mandarinlere karsi özgürlük, demokrasi ve sosyal ilerlemeler için, saldirgan fasizme karsi dünya barisini savunmak için kirda oldugu gibi sehirde de güçlü bir siyasi mücadele hareketi seferber edebiliyordu. bu asamada, bu büyük demokratik itis ve siyasi güçlerin yaratilmasi ortaya çikmakta gecikmeyecek olan yeni bir devrimci asamanin ilk müjdelerini veriyordu.
ıı. dünya savasi yeni bir durum yaratti. parti birinci amaci olarak ulusal kurtulusu, merkezi görev olarak da ihtilâlin hazirlanmasini ön plana aldi. olanaklarin [sayfa 15] elverdigi en genis biçimde anti-emperyalist güçleri bir araya getirmek için ulusal birlesik cepheyi kurdu. partinin yönetiminde devrimci mücadele, siyasi mücadeleden silahli mücadeleye, siyasi kitle örgütlerinden silahli devrimci örgütlere dönüstü; parti siyasi mücadeleyle silahli mücadeleyi ustaca birlestirdi ve ülkede devrimci bir atilimi, iktidarin ele geçirilmesi için genel ayaklanmanin ilk müjdecilerini amacina ulastiran bölgesel planda gerillayi ve kismi ayaklanmalari harekete geçirdi.
1945 agustos devrimi tamamen halk tarafindan yürütülen bir genel ayaklanma oldu. partinin yönetimi altinda, çok kisa bir zaman içinde kentsel ve kirsal kitleler kuzeyden güneye sonsuz bir devrimci hamleyle ayaklanacaklar, japon fasistleriyle kukla yönetimin boyundurugunu kirarak tüm ülkede iktidari ele geçirecekler ve güney-dogu asya'nin ilk demokratik halk devletini, vietnam demokratik cumhuriyetini kuracaklardi.
agustos devrimi, sömürge ve yari-feodal bir ülkede marksizm-leninizmin ilk zaferidir. halkimiz silahli bir ayaklanmaya girismek ve tüm ülkede zaferi saglamak için en uygun tarihi ani yakalamasini bilmistir.
1930-31 devrimci atilimindan 1945 agustos devrimine kadar olan 15 yillik kahramanca mücadele dönemi boyunca partimizin askeri çizgisi özünde yavas yavas ve uzun uzadiya bir çalismayla islenerek ortaya çikti.
agustos devriminin zaferinden sonra halkimiz amerikan müdahalecileri tarafindan desteklenen fransiz sömürgecilerinin boyunduruklarini yeniden tamlaya çalismalarina karsi direnmek zorunda kaldi. dokuz yil kadar süren bu birinci direnme savasi 1953-54 kis-ilkbaharinin büyük askeri basarilariyla serefle sona erdi. dien bien phu'daki tarihi zaferimizden sonra fransiz sömürgecileri cenevre anlasmasini imzalamak [sayfa 16] zorunda kaldilar. vietnam, laos ve kamboçya'nin bagimsizlik, egemenlik, birlik ve toprak bütünlügünün uluslararasi planda taninmasi temeli üzerinde hindiçini'de baris yeniden kuruldu. ülkemizin kuzeyi tamamen kurtarildi. agustos devriminin devami olan bu muzaffer direnis bir ulusal kurtulus ve ulusal özgürlük savasidir. bu savas, gerçekten çok üstün donatim ve teknige sahip olan ve abd'nin önemli mali yardimindan (1953-54'de savas harcamalarinin % 80'i) yararlanan güçlü bir emperyalist devletin saldirganligi meslek haline getirmis yarim milyonluk ordusuna karsi, emperyali zm tarafindan basindan beri her tarafi kusatilmis, zayif bir silahli kuvvetlere sahip, genel bir ayaklanmayla iktidari ele geçiren fakat onu pekistirmeye bile zamani olmayan, geri bir tarim ekonomisine sahip, ancak savasmaya ve yenmeye azimli küçük bir ulusun savasidir. bunun yaninda halkimiz kendisinin de bir parçasi oldugu dünya sosyalist sisteminde asiri bir önemi bulunan uluslararasi destek buldu. fransiz sömürgecilerine karsi zaferimiz, sömürgelerdeki ulusal kurtulus savaslari tarihinde ilk büyük zaferdir.
bu direnme savasi boyunca partimizin askeri çizgisi gelistirildi ve her yönden uygulandi.
sona eren birinci direnmeden sonra ülkemizin güneyini ayirmak, onu bir yeni-sömürge yapmak, kuzeye ve sosyalist kampa karsi saldirilar düzenlemek amaciyla bir üs haline getirmek ve güney-dogu asya'daki devrimci hareketi durdurmak için fransiz sömürgecilerinden nöbeti devralan amerikan emperyalistlerine karsi halkimiz yeniden savasa girismek zorunda kaldi. bu kez, saldirgan çok büyük bir ekonomik ve askeri potansiyele, modern ve muazzam bir savas makinasina sahip olan emperyalist kampin en güçlü ülkesi amerikan emperyalizmiydi ve üstelik o, bütün insanligin bir [sayfa 17] numarali düsmani, uluslararasi jandarmasiydi.
güney vietnam ulusal kurtulus cephesinin bayragi altinda mücadeleyi ön saflarda sebatla sürdüren güneyli yurttaslarimiz, büyük devrimci kahramanliklar göstererek ülkemizin tarihine hergün yeni zafer sayfalari ekliyorlar.
1959 ve 1960'ta etkili ve çetin politik mücadele yillarini takiben, güneyin genis kirlik alanlarinda zincirleme ayaklanmalar patlak verdi. bunlar milyonlarca yurttasimizin sürdürdügü yaratici ve çok yigitçe hareketlerdi. çok küçük silahli birliklerce desteklenip, esas olarak yiginlarin politik gücüne dayanarak büyük engelleyici araçlarina ve ikiyüzbinin üzerindeki güçlü ordusuna ragmen kirlik alanlarda düsmanin kolunu kirdilar ve ülkenin önemli ölçüde büyük bir kisminda kontrolü ele aldilar. bu ayaklanmalar ngo dinh diem fasist rejiminin çökmesini sagladi ve abd "özel savasina" karsi bir devrimci savasa, ulusal kurtulus savasina dönüstü. washington ulusal kurtulus hareketlerine karsi uluslararasi emperyalizmin kazandigi en yeni deneyimleri de kullanarak, yarim milyondan fazla kukla ordu ve 30.000 abd danismanla birlikte güneydeki devrimi bogmak için karsi saldiriya kalkti. böylece halkimiz abd emperyalist saldirganlarina karsi ıkinci direnme savasini baslatti. dört yil içinde, güneyli yurttaslarimiz, kukla ordu ve yönetiminin önemli bir kismini safdisi biraktilar ve abd "özel savas" ve "stratejik hamle" (stratejik köycükler politikasi) politikasini bozdular.
ve amerikan emperyalistleri kendilerinin ve uydu ülkelerinin birliklerini toptan güneyde savasa soktular ve güneydeki basarisizliklarini telafi etmek ümidiyle kuzeyde bir imha savasi baslattilar. baskan ho si minh'in yüce çagrisina cevap veren halkimiz güneyi kurtarmak, kuzeyi [sayfa 18] savunmak ve nihayetinde tüm ülkeyi birlestirmek için saldirganlara karsi tüm ülkede savasmaya karar verdiler. bu, abd emperyalizmi tarihindeki en büyük ve en vahsi "sinirli savas"ina karsi verilen bir kurtulus savasi, bir devrimci savastir. bu savas, abd tarafindan nükleer silahlar hariç her çesit modern silahin kullanildigi, yüzmilyon dolardan fazla harcamanin yapildigi, bir milyondan fazla gj, kukla ve uydu askerin kullanildigi, hanoi ve haiphong'un bombalanmasina kadar benzeri görülmemis barbarligin yapildigi, bizzat washington tarafindan "tirmandirilan" bir savasti. olaganüstü kahramanliklar gösteren halkimiz sebatla her alanda karsi koydu, sürekli zaferler kazandi ve kazandigi her zafer onu daha da güçlendirdi. ancak üç yil sonra, 1968'in ilkbaharinda güneyin halki ve silahli güçleri isyanlari birlestirerek genel saldiriyi baslatti. bu savasin tarihsel bir dönüm noktasi olarak düsmani bütün muharebe alanlarinda savunma stratejisine dönmeye zorladi ve ona "sinirli savas"in iflasini kabul etme ve kör bir yola, savasin "vietnamlilastirilmasi"na ve "amerikansizlastirilmasi"na girmeye zorladi. güneydeki devrimci savas yeni bir sekil aliyor, bütün alanlarda büyük zaferler kazaniyor ve son zafere dogru ilerliyor.
güneydeki devrim ve devrimci savas, vietnam devriminin tüm deneylerinin ve fransiz sömürgecilerine karsi verilen direniste, agustos devriminde kazanilan deneyimin uygulanmasi ve gelistirilmesidir. [sayfa 19]
kuzey vietnam'da halkimiz ve silahli güçler amerikan emperyalistlerinin modern hava güçleriyle yürüttükleri imha savasini, ülkemizde benzeri görülmemis bir "karadan havaya" halk savasinda bozguna ugrattilar. ılk olarak, sosyalist kuzeyde kapsamli bir devlet yapisiyla bir kendini savunma savasi yürüttük. biz tüm ülkenin büyük geri üssü olarak üzerimize düsen görevi yaptik ve sosyalist kuzeyi savunarak yabanci saldirgani bozguna ugrattik.
sosyalist insa ile birlikte direnme savasini sürdürerek, sivil savunmayi aktif bir sekilde örgütlerken hücum operasyonlari düzenleyip tüm halkimizin gücünü birlestirerek düsmanla dövüstük. abd'nin savasi "tirmandirmak" için tüm tertiplerini bosa çikararak düzen ve güvenligi koruduk, iyi haberlesme ve ulastirmayi sagladik, üretim faaliyetlerini sürdürürken savastik. dört yillik kahramanca mücadeleden sonra abd'nin imha savasini tamamiyle bozguna ugrattik.
bizim ulusal çaptaki anti-abd direnis savasimiz tarihimizdeki yabanci saldirganlara karsi verilen en büyük ve en parlak savastir. o, simdi, dünya halklari tarafindan abd emperyalizmine karsi verilen mücadelenin dorugunda ve en önündedir. bu savasta, partimizin askeri çizgisi bütün yönlerden zengin deneyimlerle zenginlestirilmis ve yeni bir gelisme kazanmistir.
böylece dis saldirilara karsi boyun egmez mücadele gelenegine sadik kalan halkimiz, partimizin önderligi altinda onyillardir yorulmaksizin savasarak, üç emperyalist gücün saldirgan ordularini basariyla yendi; eski sömürgeciligin dagilip parçalanmasina etkin katkida bulundu ve simdi bütün dünyada yeni-sömürgeciligin iflasini ve çöküsünü gayretli bir sekilde hizlandiriyor. [sayfa 20]
ıı
tüm halkın düsmanla savası
partinin önderligi altindaki uzun mücadelesinde halkimiz birçok alanlarda zengin deneyimler edindi.
saldiri savaslarinin degisik biçimleri ve düsman konusunda, halkimiz, üç kitadan üç büyük emperyalist gücü, acimasiz japon fasistlerini, avrupanin en eski emperyalist gücü fransiz sömürgecilerini ve uluslararasi jandarma, uluslararasi emperyalizmin elebasisi abd emperyalizmini basariyla bozguna ugratmak için devrimci savaslar ve silahli ayaklanmalar yapti. biz, fransiz sömürgecileri ve japon fasistlerinin saldirilarindan abd emperyalizminin yeni sömürgeci savasina; fasist araçlar ve kukla yöneticilerle yürütülen yeni-sömürgeci hükümranliktan "özel harp"e, "sinirli savasa" ve abd'nin hava ve deniz imha savasina kadar bütün saldiri biçimlerine karsi koyduk.
devrimci siddetin kullanilmasi ve mücadele biçimi konusunda; halkimiz ülkeyi savunmak ve kurtarmak ve iktidari ele geçirip onu korumada zengin deneyimler kazandi. halkimiz genel ve kismi olarak, kentlesmis merkezlerde ve kirlarda tüm halkin isyanlarini baslattilar. eski tip sömürge saldiri savasina karsi koymak için esas olarak, silahli mücadeleyi uygulayarak uzun süreli halk savasi verdiler. yeni-sömürgeci savasin degisik [sayfa 26] biçimlerine karsi ise, silahli ayaklanmalar ve askeri saldirilarla, siyasi faaliyet ve silahli mücadeleyi birlikte yürüttüler. abd imha savasini bozguna ugratmak için bir "karadan havaya" halk savasi verdiler.
ıç ve dis tarihsel kosullara gelince, halkimiz en degisik tarihsel kosullarda devrimci savas ve halk savasi deneyimi kazandi: iktidar henüz ellerinde olmadigi zaman; sonra onu birkaç bölgede kazandiklarinda; mücadelemiz, daha henüz olgunlasmamis, halkin demokratik rejimine dayandiginda; ve sonra insa sirasinda sosyalist sistemin üstünlügüne dayandiginda; tüm ülkede birlesik bir devrimci strateji -ulusal demokratik halk devrimi stratejisi- uygulandiginda; sonra geçici olarak ikiye ayrildiginda iki ayri strateji uygulandiginda; bir dünya savasi çikip emperyalistler birbirleri ile savasirken ve bir dünya savasi olmadan ayaklanma ve direnis savasinin yapilmasinda; güçlerimizin hâlâ mütevazi ölçülerde oldugu ve emperyalizm tarafindan tamamen kusatildigi kosullarda direnme savasinin sürdürülmesinde; ve sonra sosyalist kampin genis desteginin alindigi zaman v.s
halkimiz uzun süreli, güç, kompleks ve amansiz bir savasi sürdürmek zorunda kaldi. vietnam'in güneydogu asya'daki son derece önemli stratejik konumu nedeniyle son onyillardir uluslararasi emperyalizm -fransiz, japon, tekrar fransiz ve sonra amerikan- ve onun usaklari halkimiza karsi-devrimci siddeti defalarca uyguladilar. böyle güçlü ve vahsi düsmanlar karsisinda halkimiz, partimizin parlak bayragi altinda, [sayfa 27] tam bir devrimci ruh ve yilmaz direnis iradesi göstererek devrimin ilerleyen durumunu sebatla korudu ve gelistirdi. basari arkasina basari kazanip, tarihimizde benzeri görülmemis kazanimlar kaydederek bu yolla dünya devrimine degerli katkida bulundular. bu, teorik temelleri marksizm-leninizmde olan ve ayni zamanda devrimci mücadele pratiginde derin kökler bulan partimizin genel ve askeri çizgisinin dogrulugunu kanitladi. onlar bizden kendi öz deneyimlerimizden çikan ve baska ülkelerin deneyimlerini basitçe kopye etmemizi önleyecek yüksek derecede bagimsizlik ve yaraticil ik istiyorlar.
yukarida deginilen noktalardan hareketle, partimizin önderliginde halkimizin verdigi savaslarin temel karakteristiklerini söyle özetleyebiliriz:
1- bizim savasimiz ulusal kurtulus ve ulusal savunma için, emperyalizmin haksiz ve saldirgan savasina karsi vietnam halkinin ve ulusun çikarina devrimin hedeflerine varmak ve partinin siyasi çizgisini yerine getirmek için ve dünya devrimi ugruna verilmis bir hakli savastir.
savas politikanin devamidir. partinin devrimci çizgisi devrimci savasin siyasi hedefini ve halkimizin sürdürdügü savasin hakli karakterini belirler. tam tersine, emperyalistlerin sömürgeci ve saldirgan politikasi onlarin savasinin haksiz ve karsi-devrimci karakterini belirler.
atalarimizin bize miras biraktigi askeri gelenekler, ülkeyi kurtarmak ya da savunmak için verilen bütün hakli savaslarin gelenekleridir. [sayfa 28] ulusal kurtulus için ayaklanma ve savaslarimizi yöneten feodal sinif daima hakli bir dava için -ülkeyi ve halki kurtarmak için- ayaklandilar ve ulusal birligi saglamak için bazi demokratik tedbirler aldilar. hernekadar feodal yapi ile sinirlanmis olsalar da bu askeri gelenekler; "ülkenin nehirlerini ve daglarini savunmak" (ly thuong kiet), "ülkeyi savunmak için en iyi yol oldugu için", "sürekli bir temel saglamak ve derin köklere ulasmak için halkin gücünü takviye etmek ve mücadele için tüm halki birlestirmek" (tran hung dao), "barbarliga adaletle karsi koymak ve zalimlige insanlikla savasmak" (nguyen trai) için hak savaslarinin en yüce ruhu haline geldiler. bu kesinlikle böyleydi, çünkü onlarin amaçlari ülkeyi korumakti ve bizim hak savaslarimiz bu yenilmez gücü "yurtseverlik ve ulusal birligi" her zaman harekete geçirebildi.
bizim çagimizda ulusal kurtulus devrimi uluslararasi proleter devriminin önemli bir parçasidir. partimiz devrimin hedeflerini açikça tarif etti ulusal bagimsizlik, halk demokrasisi ve sosyalizm.
bunlar devrimin degisik asamalarinda halkimizin verdigi ulusal savunma ve ulusal kurtulus için tüm ayaklanma ve savaslarin siyasi hedefleridir. devrimimiz ve devrimci savasimiz simdi ulusal kurtulusu halkin demokratik haklarinin kazanilmasina ve sosyalizme; vietnam devrimini dünya devrimine bagliyor. baskan ho chi minh "ülkeyi korumak ve halki kurtarmak için tek yolun proletarya devrimi" oldugunu söylüyor.
bugün, partimizin önderlik ettigi ulusal [sayfa 29] mücadele ulus ile sinifi, yurtseverlik ile enternasyonalizmi çok yakindan birlestirmistir. bu, dünya devriminin istekleri ile uygunluk gösteren sinifimizin, emekçi halkin, tüm ulusumuzun temel istekleri ve derin arzularini vietnam toplumunun gelismesinin nesnel yasasina baglar. bu yüzden, partinin önderliginde halkimizin verdigi ulusal kurtulus savasinin hakliligi simdi yeni bir nitel içerik ve tamamen yeni bir güce sahiptir. davamizin hakliligi tüm halkimizi ülkeyi savunmak ve kurtarmak için kararlilikla harekete geçirdi; davamizin hakliligi ve kaydettigimiz basarilar bize tüm dünyadaki ilerici insanlarin destegini kazandirdi. bu, bizim için, temeli partimizin askeri çizgisinde yatan düsmanin asla anlayamadigi tükenmez bir güç kaynagidir.
2 - bizim savasimiz, geri bir ekonomi ve fazla büyük olmayan yüzölçüme ve nüfusa sahip eski sömürge ve yari-feodal bir ülkenin halkinin, fakat bunun yaninda yabanci saldirilara karsi yüzyillardir mücadele deneyimi olan ve yeni bir sistemi -halk demokrasisini ve sosyalizmi- insa eden ve genis topraklara ve nüfusa sahip, büyük ekonomik ve askeri potansiyeli, modern silah ve teknolojisi olan, sayi ve teçhizat bakimindan üstün, saldirgan emperyalist ordulara karsi savasmayi ve bozguna ugratmayi bilen yigit, zeki, dirençli ve becerikli bir halkin ulusal kurtulus savasidir.
geçmiste ve bugün yabanci askeri saldirilara karsi verdigimiz savaslari, daima bizden çok kuvvetli askeri üstünlükleriyle nüfus ve genislik [sayfa 30] bakimindan kesinlikle bizden büyük ülkelerin istilaci ordularina karsi verildi. geçmiste istilaci ülkeler bizimle ayni feodal düzene sahip iken bugün saldirganlar yalniz bizden toprak ve nüfus bakimindan çok üstün olmayip ayni zamanda gelismis endüstrileri, büyük ekonomik ve askeri potansiyeli ve modern silahlari olan emperyalist güçlerdir ve ülkemiz çok genis olmayan toprak ve nüfusa sahip ve üstelik ekonomik bakimdan gelismemis eski sömürge ve yari-feodal bir ülkedir. diger taraftan, atalarimizdan farkli olarak biz simdi saldirganlarin çürümüs, gerici düzenlerinden kesinlikle daha iyi olan yeni bir sosyal düzeni, halk demokrasisi ve sosyalizmi kurmaya çalisiyoruz. ve biz, ileri bir sosyal düzenin ve bu düzenin sahibi olan vietnamli yeni insan türünün büyük gücüne sahibiz.
zamanimizdaki ulusal kurtulus ve ulusal savunma savasini kazanmak için düsmanla bizim güçlerimiz arasindaki iliskiyi dogru degerlendiren halkimiz, uygun nüfus, arazi ve iklim sartlarinin tüm avantajini kullandi ve ileri bir sosyal düzenden ve yeni dönemin vietnamli insanindan aldigi gücü tamamiyle ortaya koydu. bu temelde ulusun askeri gelenegini cesaret ve akillica devam ettirdi ve gelistirdi ve yeni kosullarda çok sayida ve daha güçlü düsmani bozguna ugratmakla kalmadi ve ayni zamanda mükemmel siyasi ve moral üstünlügüyle düsmanin üstün askeri gücünü altetmeyi ve zorbalik üzerinde uygarlik zaferi kazanmayi basardi. zeka ve beceriklilikleri ile savasmak ve kazanmak kararlari sayesinde halkimiz temel avantajlarini ve önemli güçlerini [sayfa 31] kullandi, düsmanin görece güçlü yanlarini altetti, temel zayifliklarini artirdi ve düsmana saldirmak ve onu ezmek için yeni dönemde halk savasinin birlesik gücünü bütünüyle ortaya koydu.
3- bu savas, dünya devriminin emperyalizm karsisinda devamli üstünlügünün oldugu, dünya çapinda devrimci güçlerin gerici güçlere karsi üstünlüklerini artirdiklari, ulusal kurtulus devriminin ve sosyalist devrimin zaferi çaginda verilen bir ulusal kurtulus ve ulusal savunma savasidir.
feodal dönemde, atalarimiz disaridan herhangi bir destek ve yardim almaksizin, sadece kendi güçlerine dayanmak zorunda kaldilar. bugün biz ulusal kurtulus ve ulusal savunma savasini oldukça farkli uluslararasi kosullarda sürdürüyoruz.
ekim devriminin zaferi insanlik tarihinde yeni bir dönem, dünya çapinda sosyalizmin zaferi ve kapitalizmin çöküsü dönemini açti. gelismis kapitalist ülkelerdeki isçi sinifinin sosyalist devrimci hareketini ezilen halklarin ulusal-kurtulus devrimine bagladi. partimizin önderligindeki vietnam devrimi dünya devriminin ayrilmaz bir parçasidir. o, degisik ülkelerdeki devrimci hareketlerin isbirliginden ve genis desteginden yararlanir. özellikle, ıkinci dünya savasinda, sovyetlerin fasizme karsi kazandigi zafer avrupa ve asya'da birçok ülkede devrimin zaferini hazirladi. bir dünya sosyalist sistemi dogdu ve dünya devriminin gelismesinde tayin edici bir faktör haline geldi. sosyalist kamp bu dönemde [sayfa 32] ulusal-kurtulus mücadelesinin siperi ve baslica dayanagidir. çin devriminin zaferi ve çin halk cumhuriyetinin kurulmasiyla, dünya devrimci güçleri v e onun nüvesi olarak sosyalist kamp, emperyalizmin ve karsi-devrimci güçlerin karsisinda daha güçlenmistir. kesilmeyen bir ilerleme durum unda olan dünya devrimi her yandan emperyalizme amansizca saldirmakta ve büyük zaferler kazanmaktadir. bunlar, vietnam'da, devrim ve devrimci savas için simdi mevcut olan en elverisli dünya kosullaridir.
bugün halkimiz kuzeyde sosyalizmi insa ve savunmasini sürdürürken ayni zamanda güneyi kurtarmak ve sonunda ülkeyi yeniden birlestirmek için abd saldirisina karsi direnis savasini sürdürüyor. zamanimizda ülkemizdeki devrim iki devrimci asamayi bulusturuyor: sosyalist devrim ve ulusal-kurtulus devrimi. bu dünya devrimci hareketinde, bizim devrimimizin yerini güçlendiren temel bir avantajdir. marksizm-leninizm ve uluslararasi enternasyonalizm temelinde uluslararasi dayanisma dogru çizgisi ve partimizin kusursuz devrimci çizgisi rehberliginde, güçlü emperyalist saldirganlara karsi verdigi uzun ve çetin mücadelesinde halkimiz, dünya devrimine aktif bir katkida bulunmaktadir. ayni zamanda, sovyetler birligi ve çin'den ve diger kardes sosyalist ülkelerden ve amerikan halki dahil olmak üzere dünyanin diger ilerici halklarindan destek ve büyük yardimlar aliyorlar. ıste bu zaferimizin çok önemli bir faktörüdür.
emperyalist saldirganlara gelince; onlar tarihin mahküm ettigi gerici bir sosyal sistemi [sayfa 33] temsil ediyorlar. onlar dünya devriminin siddetli saldirisini geçistirmek için çilginca çaba sarfediyorlar ve mevcut tüm güçlerini toparlamaya ugrasiyorlar. fakat, diger gerici güçlerle birlikte savunma durumunda kalarak yenilgi arkasina yenilgi aliyorlar, hergün daha zayifliyorlar. kendi halklari artan bir sekilde açikça onlara karsi koyuyor, dünyada giderek yalnizlasiyor, iç çeliskileri hergün daha keskinlesiyor. bu, simdiki durumda onlarin temel zayifliklarindan biri ve keza bizim mücadelemiz için büyük bir avantajdir. bizim eski saldirganlarimiz, sonunda sovyetler ve müttefiklerinin maglup ettigi japon fasistleri ve ıkinci dünya savasinda ülkeleri naziler tarafindan istila edilen ve sonra kurtarilan fransiz sömürgecileriydi. bugün, emperyalist kampin elebasisi abd emperyalistleri her bakimdan büyük zorluklar ve çeliskilerle karsi karsiyadirlar; isleri sürekli kötüye gitmekte ve gide rek daha zayiflamaktalar.
ülkemizdeki devrimci savasin bu karakteristikleri partimizin askeri çizgisine tamamen yansimaktadir.
partimizin askeri çizgisi -halk savasinin askeri çizgisi- onun siyasi çizgisinden gelir ve ona tabi olmalidir; bu, sosyalizm, halk demokrasisi ve ulusal bagimsizligi kazanmak için halkimizin verdigi halk savasinin çizgisidir. devrimci siddetin marksist-leninist kavranisinin uygulanmasiyla partimizin askeri çizgisi söyle ifade edilebilir: tüm ulusun isçi sinifinin önderliginde düsmana karsi savasmasi, savasan güçlerinin sonuna kadar gelistirilmesi, emperyalizmin büyük saldirgan [sayfa 34] ordularina üstün gelmek için halk savasini ve halk ayaklanmalarini sürdürmek.
marksizm-leninizm'in ustalari halk savasindan söz etmislerdir. engels 1793'de burjuva devriminde fransiz halkinin verdigi mücadeleyi degerlendirmis ve ona "yiginlarin, tüm halkin isyani" ve "halk savasi" demistir. keza 19. yüzyilda ıngiliz sömürgecilerine karsi çin halkinin mücadelesini "çin ulusunun korunmasi için halk savasi", "bir savas, son tahlilde gerçek bir halk savasi" olarak kabul etmis ve nitelemistir.
halkimiz ülkeyi kurtarmak ve savunmak için verilmis uzun bir ayaklanmalar ve halk savaslari geçmisine sahiptir.
tarihimizdeki halk savaslari yabanci saldirganlara karsi feodal sinifin yönettigi ve tay son devrimci köylü hareketiyle baslayan hem dis saldirganlara hem de ülkedeki çürümüs feodal yöneticilere karsi sürdürülen halk savaslaridir. bugün ise halk savasina isçi sinifi önderlik etmektedir.
geçmiste, bütün halk savaslari devindirici güç, önderlik ve hedeflerinde tarihsel sinirlamalar göstermistir. simdi ise bizim, isçi sinifi önderligindeki halk savasimiz, bu çagin sartlari ve çevresi içinde bütün anlam ve önemi ile "halk için" "halkin verdigi" bir savastir. hedefleri olan ulusal bagimsizlik, halk demokrasisi ve sosyalizm nedeniyle, partimizin, vietnam isçi sinifinin partisinin devrimci çizgisi, halk savasimizin "ülkenin kurtulusunu", "halkin kurtulusunu", ulusal kurtulus ve savunmayi çalisan halkin özgürlestirilmesine baglamasini saglar. ıste bu partimizin [sayfa 35] politik çizgisini izleyen halkin savasan güçlerinin neden simdiki durumda en güçlü ve en genis temelde güçler oldugunu açiklar. partimiz, tüm halki isçi sinifinin önderligindeki isçi-köylü ittifaki temelinde genis bir ulusal birlesik cephede harekete geçirdi, toparladi ve dünya halklari ve isçi sinifi ile birlestirdi. bu halk savasimizin yeni ve yenilmez gücüdür. devrimci görevlerinin ve savasin hedeflerini n derinden farkinda olan savasçilarimiz, büyük güçlerini ulusal bilinçten ve simdi yeni bir içerik tasiyan geleneksel yurtseverlikten aliyorlar. bu, demokrasi, sosyalizm aski ve proletarya enternasyonalizmi ile birlesmis bir yurtseverliktir. bu, isçi sinifinin devrimci ruhu ile birlesmis halkimizin atesli yurtseverligidir.
zamanimizda, savasmak için ayaklanan tüm ulusun gücü ile biz temel olarak kendi güçlerimize dayaniyoruz. biz, ileri bir sosyal düzenin ve vietnam insaninin ortak gücüyle kendi topragimizda savasiyoruz. ayni zamanda dünya devriminin ve onun nüvesi olan sosyalist kampin büyük destegi ve yardimina sahibiz.
partimizin askeri çizgisi, devrimci siddeti yiginlarin siddeti, devrimi yiginlarin eseri olarak anlayan devrimci siddetin marksist-leninist kavranisinin yaratici bir uygulamasidir. devrimci siddet, kitlelerin politik güçleriyle halkin silahli güçlerini, silahli mücadeleyle siyasi çalismayi genel ayaklanma ve halk savasinda son bulacak sekilde birbirine baglamalidir. siddet anlayisinin böyle derinden ve dogru kavranisi tüm halkin ve ulusun güçlerini harekete geçirmeyi ve örgütlemeyi mümkün kilar. düsmanla sadece silahli [sayfa 36] güçlerle degil mevcut her araç kullanilarak tüm toplumca savasilir. ınsan yalniz üretimi artirip savasa destek görevini yerine getirmezler, ayni zamanda bizzat dövüse katilirlar. biz düsmanla yalniz silahli mücadele yoluyla degil, yiginlarin siyasi eylemleriyle, kukla, amerikan ve diger birlikler arasinda ikna edici çalisma ile de dövüsüyoruz; biz sadece askeri saldirilar degil, degisik biçim ve alanlarda yigin ayaklanmalari baslatiyoruz. vietnam halk savasin in simdi yeni karakteri, kitlelerin yüksek sinifsal ve ulusal bilinçleri ve tüm ülkede mücadelenin siki ve bilimsel örgütlenmesi, ve mücadelenin esnek yöntemleri sayesinde 30 milyondan fazla vietnamlinin ulusal kurtulusun cesur savasçilari haline gelmesidir.
"tüm halki düsmanla savastiralim" siariyla ifade edilen çizgimiz su sorunlarda somutlasir:
- tüm halkin savas için harekete geçirilmesi ve örgütlenmesi, halkin politik ve silahli güçlerinin yaratilmasi ve bunun üç kategorisi ile savasan halkin nüvesinin olusturulmasi,
- yiginlarin politik güçlerine dayanma, halk savasinin direnis üslerinin ve geri üslerinin kurulmasi; uluslararasi geri cepheden -sosyalist kamptan- yardim alirken bölgesel cephe gerisi ile ulusal cephe gerisi arasindaki koordinasyonun saglanmasi,
- halk savasinin askeri sanatinin ve yönetim tarzinin yaratici uygulamasi, bizden sayica daha fazla ve daha iyi teçhizatlandirilmis düsman birliklerine basariyla karsi koyma, kirda ve kentteki bütün stratejik bölgelerde politik [sayfa 37] çalisma ve silahli mücadelenin birlesik gücü ile düsmana saldiri, nihai zaferi kazanana kadar adim adim düsmanin bozguna ugratilmasi,
- zaferin tayin edici faktörü olarak savasin sevk-idaresinde partinin önderliginin güçlendirilmesi.
özet olarak, bizim deneyimlerimiz esas olarak emperyalist yönetimi kovmak ve iktidari almak için silahli ayaklanma, devrimci savas ve ulusal-kurtulus savasi deneyimleri, keza, uygun politik ve ekonomik yapida bir devlete sahip iken ulusal bir bölgemizi savunmak için verdigimiz savasin deneyimleridir.
partimizin askeri çizgisi, onun dogru politik çizgisinden, savas ve ordu üzerine marksist-leninist teoriden, atalarimizin askeri yeteneginden ve dünya devrimci mücadelesinin ileri deneylerinden çikmistir. ayni zamanda, son kirk yildir partimizin önderliginde verilen devrimci mücadele pratiginde halkimizin kazandigi degerli deneyimlerin zenginliginin yansimasidir.
baslangicindan itibaren gelisme süreci boyunca bu askeri çizgi daima dogrulugunu kanitladi ve halkin genis yiginlarinin tükenmez yaratici ruhu ve büyük güçleri ile desteklenerek, partinin politik çizgisinin devamli rehberliginde yenilmez bir güç gösterdi. devrimci savasin kudreti devrimin gücünü temsil eder. dogru devrimci görevden halk savasinin dogru politik hedefine gelis, devrimci siddetin dogru tespitinden halk ayaklanmasi ve halk savasi tespitlerine gelis partinin askeri çizgisi ile politik çizgisi arasindaki diyalektik iliskidir. askeri çizgimizin ve [sayfa 38] halkin devrimci savasinin gücünün kaynagi burada yatar.
sürekli savas kosullarinda partimizin askeri çizgisi devamli olarak savas içerisinde sinandi, tamamlandi, gelistirildi ve mükemmellestirildi. teoride sürekli gelisme yaparak savasta yeni basarilar elde etti. o, emperyalist saldirganlara ve onlarin geri ve yozlasmis burjuva askeri teorilerine karsi halkimizin yenilmez silahidir. [sayfa 39]
ııı
yıgın ayaklanması ve
halk savasında polıtık ve askerı güçler
bir halk savasi güçlerini yaratmada dogru çizgiyi, bütün halki harekete geçirmeyi ve silahlandirmayi, onlari bütün biçimlerinde savasa ve ayaklanmaya sokmayi, yiginlarin genis politik güçlerini ve halk savasinin nüvesi olarak üç kategori birligi ile halkin silahli güçlerini örgütlemeyi kapsayan bir çizgiyi gerektirir.
bu çizgi, halkin seferber edilerek silahlandirilmasi ve yeni tip bir devrimci ordu kurulmasi üzerine marksist-leninist düsüncenin ülkemizin somut kosullarina yaratici bir uygulamasidir. devrimci savas için güçlerin olusturulmasinda, bu çizgi devrimci siddetin yiginlarin siddeti oldugu önermesinin hayata geçirilmesidir. bu çizgi ulusumuzun özgürlük ve ulusal kurtulus savaslari gelenegini, "her yurttas bir askerdir” ve "haydutlar geldiginde kadinlar bile dövüsmelidir” halk deyisleri ile ifade edilen gelenegi devam ettirir ve gelistirir.
bir halk savasi için tüm ulus seferber edilmelidir. bu halk savasinin güçlerinin kurulmasina dair partimizin çizgisinin temel noktasidir.
lenin, "ülkedeki her güç, bu savasa çagrilmalidir. tüm ülke, bir devrimci kampina döndürülmelidir. herkes yardima kosmalidir.” [16*], "tüm (sayfa 42) ülkenin insangücü ve kaynaklari tümüyle devrimci savunma hizmetinde yer almalidir.” [17*] diyor.
tüm ulusun savas ve ayaklanma için harekete geçirilmesi ve örgütlenmesi, partimizin sürdürdügü ve dogru bir devrimci çizgiye uygun sekilde asagi biçimlerden yukari biçimlere geçerek devam eden yigin egitimi ve örgütlenme sürecidir.
kurulusundan beri partimiz, devrimci siddetle iktidarin ele geçirilmesi amaciyla büyük ölçüde propaganda, örgütlenme ve yiginlara önderlik çalismasi yapti. genis yiginlarin, 1930-31'deki devrimci yükselis sirasinda, 1936-39 demokratik hareket döneminde, 1940-45'deki ulusal kurtulus hareketinde seferber edilmesi ve örgütlenmesi, agustos devriminde büyük isyanci kitlelerin ortaya çikisinin, fransiz sömürgecilerine karsi geçen direnis savasinda ve bugün amerikan emperyalistlerine karsi olan direniste tüm ulusun seferber olmasinin sebebini izah eder.
kismi ayaklanmalar döneminde, yeralti politik üslere ve silahli örgütlenmelere dayanan partimiz düsman yönetimini kovmak ve yerine devrimci iktidari getirmek için halk yiginlarini ayaklandirdi. ve sonra tüm ülkede devrimci bir yükselise neden olan ve genel ayaklanma için hazirliklari artiran mahalli bir gerilla savasini baslatti, politik ve silahli mücadeleyi siddetlendirdi, yiginlarin politik güçlerini ve devrimci silahli güçleri gelistirdi. (sayfa 43)
genel ayaklanma için, tüm halk partinin önderliginde seferber oldu ve bir genis ulusal birlesik cephede birleserek emperyalistlerin ve feodallerin boyundurugunu kirmak ve ulusal çapta iktidari almak için kirda ve kentte ülkenin her yerinde ayaklandi. devrimci savas boyunca cephe gerimizde bir devlet örgütlenmesine ve bir halk iktidarina sahiptik. bu kosullarda mücadele için halkin harekete geçirilmesi ve örgütlenmesi tüm alanlarda büyük genislik ve derinlikle, yüksek örgütlenme seviyesinde icra edildi. "heryerde tüm halkin direnisi”, "her sey zafer için” özdeyisleri ile uygun bir sekilde ulusun çok sayida ve degisik güçleri en yüksek noktasina kadar harekete geçirildi. savas sirasinda, partimiz halk güçlerinin örgütlenmesi, ajitasyonu ve propagandasina büyük önem verdi; nihai zafer için halkin gücünün daha çok seferber edilmesi için durmaksizin politik güçleri genisletti, silahli güçleri gelistirdi.
savas ve ayaklanma için ulusun seferber edilmesi, genis yigin politik güçlerinin ve halk savasinin nüvesi olarak halkin silahli güçlerinin yaratilmasini gerektirir.
politik güçler, öncü partinin önderliginde örgütlü olarak savasa, ve ayaklanmaya sokulan ulusun yurtsever güçleridir. bunlar, isçi sinifinin önderligindeki isçi-köylü ittifaki temelinde bir genis ulusal birlesik cephede toplanan devrimci siniflar, yurtsever sosyal katmanlar, degisik etnik gruplardir. onlar cephede ve geride, maddi ve manevi, politik ve askeri, ekonomik ve kültürel tüm alanlarda devrimci savasin güçlerinin (sayfa 44) yaratilmasi ve gelistirilmesi için saglam bir temel olustururlar.
politik güçler halkin devrimci silahli güçlerinin yaratilmasi ve gelistirilmesinin temelini olustururlar. devrimci bir halk olmaksizin, onlarin genis politik güçleri olmaksizin, yiginlarin politik ordusu (büyük kismi partinin örgütledigi ve önderlik ettigi isçi ve köylülerin teskil ettigi) olmaksizin, asla güçlü silahli halk güçleri olamaz. 1930-31'deki nghe-tinh sovyetlerinin ilk kendini savunma müfrezelerinden ulusal kurtulus ordusunun müfrezelerine, vietnam kurtulus ordusunun propaganda tugayina, ba to gerillalarina, agustos devrimi sirasinda heryerde olusan sok timleri ve binlerce kendini-savunma müfrezelerine, halkin silahli güçleri gönüllü ve özellikle zorunlu askerlik hizmeti sayesinde bugünkü ordunun güçlü birliklerine süratle gelisti. onlarin büyümeleri devrimci yüksek politik bilince sahip örgütlü bir devrimci halkin güçlü politik güçlerine dayandirildi.
tüm bunlar, silahli güçlerimizin devrimci karakterini, devrimin büyük anlarinda ve direnis savasinin tayin edici dönüsüm noktalarindaki ünlü gelismelerini açiklar.
ülkemizdeki devrimci pratik, keza yiginlarin politik güçlerinin savasta, özellikle ayaklanmada, silahli güçlerle ortak hareket ederek en degisik ve etkili biçimlerde devrimci siddetle düsmana saldirma kabiliyetlerinin oldugunu açikça göstermistir. agustos 1945 genel ayaklanmasinin ve yeni tarihsel dönemdeki ilk direnis savasinin deneyimlerini gelistirerek, ulusal kurtulus cephesinin bayragi altinda güney vietnam halkinin (sayfa 45) politik güçleri, amerikan yeni-sömürgeciliginin bütün saldirgan savas biçimlerine ve egemenlik manevralarina karsi verdikleri uzun süreli ve siddetli mücadelede cesaretlerini kanitladilar. simdi daha da güçlü olarak, zincirleme ayaklanmalar dizisinde asli ve tayin edici bir roldeler. onlar "özel savas” stratejisini bozdular ve halkin silahli güçleri ile birlikte amerikan emperyalistlerinin "sinirlandirilmis savasini” bozguna ugratiyorlar.
"politik ordu” simdi güney vietnam'daki devrimci savas güçlerinin bir örgütlenme biçimi olarak müstesna bir bulustur. o, isçilerin ve köylülerin nüvesini olusturdugu yiginlarin güçlü politik güçleri temelinde örgütlenmis; kitle örgütlenmelerinin en iyi ve en cesur unsurlarindan olusur; tüm yaslardan insanlari barindirir; daglarda ve ovalarda, kirlarda ve kentlerde kendi kaynaklari vardir. hayranlik verici bir biçimde örgütlenerek ve askerilestirilerek, türlü ve çesitli biçimleri kullanarak mücadelesini ustaca sürdürüyor ve güney vietnam'daki devrimci savasta yiginlarin politik mücadelesinin temel dayanagini olusturur.
silahli ayaklanma ve devrimci savas iktidari almayi ve tutmayi hedefleyen devrimci mücadelenin en yüksek biçimleridir. ve silahli güçlerin eylemlerini gerekli kilarlar. ıste bu, silahli ayaklanma ve devrimci savasi hazirlamak ve sürdürmek maksadiyla partimizin, siyasi güçleri yaratirken halk savasinin nüvesi olan halkin silahli güçlerinin yaratilmasina özel bir önem vermesinin nedenidir.
partimizin sanli bayragi altinda, silahli güçlerimiz, ulusun siddetli devrimci mücadelesinde, (sayfa 46) halkin politik güçleri temeli üzerinde dogdu ve gelisiyor. bizim ordumuz halktan çikan ve halk için savasan bir halk ordusudur. son on yillardir halkimizin silahli güçleri, partizan gruplari ve kendini savunma müfrezelerinden uzmanlasmis askeri örgütlenmelere, küçük gerilla gruplarindan sonunda düzenli ordu, bölgesel birlikler ve milisleri de kapsayan daha büyük birliklere, zayif teçhizatli piyade askerlerinden kara, hava ve deniz kuvvetlerini de içeren ve daha modern teçhizatli bir orduya dogru büyüdü, genisledi. bu süreçte partimizin halkin silahli güçlerinin yaratilmasiyla ilgili çizgisi ve görüsleri asama asama hayata geçirildi.
partimizin teorik düsüncesinde, silahli güçlerin yaratilmasindaki anahtar sorun, onlara bir sinif karakteri, bir devrimci karakter verilmesidir. ordumuz, isçi sinifi partisinin önderlik ettigi isçilerin ve köylülerin ve esas olarak emekçi halkin halk ordusudur. devrimci siniflarin en iyi unsurlarini, vietnam'daki bütün milliyetlerden köylüleri ve isçi sinifini ihtiva eder partimizin görevlerinin yerine getirilmesini hedefleyen devrimci mücadelede, devrimci devlete ve partiye hizmet eden bir araçtir. ordumuz, baslangiçta isçi-köylü diktatörlügü fonksiyonunu, bugün ise proletarya diktatörlügü tarihsel misyonunu icra eden demokratik halk devletinin silahli güçlerini olusturur. ıç ve dis düsmanlara karsi devrimin ve halk iktidarinin kazanimlarini korur. ısçi sinifinin karakterini tasir, ideolojisi marksizm-leninizmdir.
ılk partizan birlikleri günlerinde ve silahli (sayfa 47) güçlerimiz güçlü ve modern bir halk ordusu oldugunda, partimiz, savasan gücünün temel faktörü ve en emin garantisi olarak sinif desteginin güçlendirilmesi, köylülügün ve küçük-burjuvazinin nüfusun büyük çogunlugunu olusturdugu, önder sinifin, isçi sinifinin sayica daha az oldugu bir ülkede özel bir önem alir.
lenin, isçi-köylü kizil ordusu kurulurken sovyet silahli kuvvetlerinin devrimci vasfinin güçlendirilmesinde tek önemli ölçünün bilesiminde, isçilerin oranindaki artis oldugunu düsünüyordu. ülkemizde, partinin önderliginin, silahli güçler arasinda proleter ideolojik egitim ve politik çalismanin güçlendirilmesi ve özellikle kadrolar arasinda isçi ve köylü unsurlarin artmasiyla birlikte bu güçlerin devrimci vasiflarinin yükseltilmesi için gerekli ölçülerdir.
silahli güçlerimizin yaratilmasi ve güçlendirilmesi süreci boyunca asagidaki sorunlari çözmek zorunda kaldik.
- partinin önderliginin halkin silahli güçleri üzerinde münhasiran, dogrudan ve herseyi kapsayan bir önderlik olarak durmaksizin güçlendirilmesi; bu en temel ilkedir.
- silahli güçlerin savasma kudretinin kaynagini, siyasi çalismayi durmaksizin güçlendirmek; bu da temel bir ilkedir. kadrolarin ve savasçilarin politik çizgi ve görevlere, askeri çizgi ve görevlere, partinin bütün direktifleri ve devletin yasalarina uyum saglamalari için politik egitim ve ideolojik önderlige özel önem verilmesi; silahli güçlere marksizm-leninizmin asilanmasi; ulus bilinçleri ile birlikte sinif bilinçlerinin (sayfa 48) yükseltilmesi; yurt sevgisi, sosyalizm ve proletarya enternasyonalizminin zihinlerine yerlestirilmesi; ve bu temelde savaskanliklarinin ve dövüsmek ve kazanmak kararliliklarinin artirilmasi.
- yukaridan asagiya parti örgütlenmesinin ve siyasi çalisma sisteminin durmaksizin pekistirilmesi.
- partinin devrimci davasina tamamiyle sadik ve liderlik, örgütlenme ve komutada yeterli bir kadrolar grubu yetistirmek.
- demokratik merkeziyetçiligin uygulanmasi. yaygin iç demokrasi temelinde, özgürce kabul edilen disiplinin, devrimci ordunun demirden disiplininin dogru uygulanmasi. ordu içinde birligin, halk ile ordu arasinda birligin (su ve balik gibi) güçlendirilmesi, proletarya enternasyonalizmi temelinde kardesçe uluslararasi dayanismanin ilerletilmesi.
bütün bu egitim ve örgütlenme çalismalari sayesinde halkimizin silahli güçleri iyi bir devrimci nitelik kazandilar ve "daima partiye sadik olduklarini, kendilerini halka adadiklarini, ülkenin bagimsizligi, özgürlük ve sosyalizm ugruna savasmaya ve fedakarliklara katlanmaya hazir olduklarini” kanitladilar; ve onlar ulusal demokratik halk devrimi asamasinda isçi-köylü diktatörlügünün, sosyalist devrim asamasinda proletarya diktatörlügünün etkili bir araci olduklarini kanitladilar.
partimiz, silahli güçlerin örgütsel olarak yaratilmasinin onlarin politik olarak yaratilmasi temelinde oldugu sorununu basariyla çözdü.
geçen yirmibes yil boyunca halk savasi (sayfa 49) deneyimimiz tüm ulusun savas için harekete geçirilmesi ve örgütlenmesi için en iyi yolun silahli güçlerin üç kategoride -düzenli birlikler, bölgesel birlikler ve halk milisler- örgütlenmesi oldugunu; bölgesel güçler ve halk milisleri kurulurken düzenli birliklerin yaratilmasina büyük önem verilmesi gerektigini; düzenli birlikler ile bölgesel birliklerin, mahalli -yerinde güçler ile hareketli- mobil güçlerin yaratilmasi arasinda yakin bir isbirliginin gerçeklestirilmesinin gerekli oldugunu gösterdi. bu ulusun silahli güçlerinin örgütlenmesinde atalarimizdan kalan geleneklerin yeni bir gelismesidir.
halk milisleri-gerillalar ve kendini koruma müfrezeleri kirsal kesimdeki emekçi halkin genis güçlerini olustururlar. üretim faaliyetinden ayrilmaksizin halk iktidari diktatörlügünün aracidir. her yörenin özelligine uygun ve savasin ihtiyaçlarini karsilamak için mezralarda ve köylerde, fabrikalarda ve sokaklarda vs. kurulan bu güçler tüm ülkeyi kaplayan bir ag oldular; onlar daima ilkel ve modern bütün uygun silahlarla ve en etkili yöntemlerle savasmaya hazirdirlar; bu yolla halkin dogrudan savunmasini saglarlar. politik üsleri korur ve genisletirler, düzenli ve bölgesel birlikler için kadro ve savasçi temin ederler, üretimde sok grubu rollerini yerine getirirler.
yöresel birlikler belirli bir yöredeki silahli mücadelenin nüvesini olustururlar. her bölgenin ve her savas alaninin gerçek kosullari ve ihtiyaçlarina göre kurularak, gerekli silahlarla teçhizatlandirilmis, bir bölgede tek basina ya da gerilla, (sayfa 50) partizan ya da düzenli birliklerle koordineli harekât yapma kabiliyetinde güçlü ve üstün nitelikli birlikler olarak, düsmani yok etmek, gerilla savasini yükseltmek ve halk iktidarini korumak görevlerini yerine getirirler.
düzenli birlikler tüm ülkenin veya belirli bir stratejik bölgenin heryerinde görev yapan hareketli güçlerdir. çesitli ordulari ve silahli hizmetleri, özellikle uygun kuvvette bir kara ordusunu, bir hava kuvvetini ve yeterli oranda bir deniz kuvvetini ihtiva ederler. onlar yüksek savaskanlikla dolu olmali ve gerçek bir "demir yumruk” olmalidirlar; genis çapli imha savaslarini sürdürecek kapasitede olmalilar; düsmana daha zorlu darbeler indirmeli; muharebe zaferi kazanmali, giderek daha önemli düsman birliklerini tasfiye etmeli ve birçok harekât alaninda önemli degisiklikler getirmelidirler.
halkin silahli güçleri sadece düsmani imha etme önemli görevlerini yapmakla kalmamali fakat ayni zamanda halki savunmali, kitlelerin politik güçlerinin yaratilmasi ve gelistirilmesine katkida bulunmali ve halk savasinin nüvesi olarak hizmet vermelidirler. ülkemizdeki devrimci mücadelenin niteligi ve savasin siddeti nedeniyle ve özellikle yeni-sömürgeci saldiri kosullarinda, yüksek savasçi nitelikli düzenli birlikler örgütlerken güçlü bölgesel birlikler de kurmaliyiz. yalnizca bu üç kategori birlik savas kabiliyetlerini tamamiyle gösterebilir, hareketlerini yakindan koordine ederek düsmani yipratabilir ve halki etkili bir sekilde savunabilir, degisik seviyelerde halk iktidarini koruyabilir ve kuvvetle ve tam olarak halk savasinin gücünü artirabilir. (sayfa 51)
politik güçlerle güvenlik güçlerinin yakin koordinasyonuyla, üç kategori birlik uygun oranlarda örgütlenir ve kurulur ve degisik stratejik kesimlere, savas alanlarina ve bölgelere rasyonel bir sekilde dagitilir. bu sayede önemli bölgesel kuvvetler ve güçlü hareketli kuvvetler hazir tutulur ve bunlarin faaliyetleri anahtar bölgelerde, degisik seviyelerde ve bütün ülkede yakindan birlestirilir. ıste bu halkin silahli güçlerinin kurulusunun tipik bir özelligi ve halk savasinin ezici üstünlügüdür. güçlü bölgesel kuvvetler düzenine sahip olarak, bölgeyi ve düsmani nerede en iyi biçimde vuracagini bilen birliklerle her yerde saldirabiliriz; her yerde tam zamaninda karsi saldirida bulunup, düsman kuvvetlerinin büyük bir kismini safdisi birakabilir, dagitabilir, yokedebilir ve oldugu yere çakabilir; bu suretle düsman en çok nerede açiga çiktiysa orada onu hareketli kuvvetlerimizle tahrip etmek mümkün hale gelir. genis topraklara sahip olmayan ve yüksek hareket kabiliyeti ve sayica üstün birli kleri olan bir düsmanla karsi karsiya olan bir ülkede ancak güçlerin böyle örgütlenmesi ve dagilimi, kendi güçlü yanlarimizin gelismesini kolaylastirirken, düsmanin güçlü noktalarini kontrol altinda tutabilir ve her sart altinda inisyatifin korunmasini mümkün kilan güçlü bir stratejik dayanak yaratabilir. bunlar bize, düsmanin stratejik hareketli kuvvetlerini bozguna ugratmak için güçlü birliklerimizi bir yerde toplama kabiliyetini verirken heryerde düsmani vurabilecek yeterlikte birligimizin daima bulunmasini saglar. böylece düsmanla esit sayida veya ondan çok sayida devamli bir (sayfa 52) ordu tutmak zorunda kalmadan daha çok büyük zaferler kazanma durumunda oluruz.
ordumuz tedricen gönüllüler düzeninden zorunlu askerlik hizmetine geçiyor. silahli halk güçlerinin yaratilmasi için halkin seferber edilmesi ve ulusal savunmanin saglamlastirilmasi böylece yeni bir gelisme kaydediyor.
kitlelerin politik bilinçlerine dayanarak, ilk direnis savasinda, orduyu kurmada gönüllülük sistemini uyguladik. 1954 yilindan beri tamamiyle kurtarilan ve sosyalist insanin basladigi kuzey, bagimsiz bir ülkenin tüm yapisiyla bir devlet oldu. yeni devrimci görevler; ulusal savunmanin güçlendirilmesini, devamli bir düzenli ordu ve güçlü bir ihtiyat kuvveti kurulmasini, ekonomi ile savunmanin uygun isbirligini, halkin silahlandirilmasinin artirilmasini, askeri egitimlerinin yükseltilmesini, ülkenin sahipleri olmalari için haklarinin gelistirilmesini, yurt savunmasina bütün yurttaslarin katilimlarinin saglanmasini gerektiriyor. gönüllülük sistemindeki gecikmenin getirdigi güçlüklere bir son verdik ve zorunlu askerlik hizmetini getirdik.
bu halk ordumuzun kurulusunda ve ulusal savunmamizin güçlendirilmesinde yeni bir ileri adim ve yeni bir basaridir. askerlik hizmeti boyunca, fiziksel egitim ve spor kadar çok kisa bir programla askerlik egitimini yükselttik, özellikle gençler arasinda askeri bilgiyi yaydik ve bu suretle halki ülkeyi savunmak ve askeri görevlerini yerine getirmeleri için hazir durumda tuttuk.
silahlanma ve teçhizat silahli güçlerin dövüsme kapasitesinin temel bir faktörünü ve maddi (sayfa 53) ve teknik temelini olusturur. bunu arttirmak için teçhizatlar (ekipman) gelistirilmelidir. ınsan ve silah iliskisi üzerine marksist-leninist doktrin, insanin tayin edici ve silahlarin ise önemli ve vazgeçilmez bir faktör oldugunu söyler. bu sorunu çözmek için biz ülkemizin somut kosullarini ve devrimci savasimizin gerçeklerini gözönüne aldik.
teçhizatimizin kaynagi nerededir? teçhizatimizi sürekli gelistirmek için halk yiginlarina dayanmali, neyimiz varsa onunla teçhizatlanmali, kendimiz silah imal etmeye çalismali, düsmana bozgun vererek ondan silah ele geçirmeli, ve eger kosullar izin veriyorsa kardes ülkelerden yardim almaliyiz.
baslangiçta sayisiz güçlüklerle karsilastik. ülkemiz ekonomik bakimdan geri, silah üretmek için endüstrisi olmayan ve her taraftan emperyalistlerce kusatilmis bir ülkeydi. "neyimiz varsa onunla savasalim” slogani ile parti, halki silahli kuvvetleri gerekli teçhizatla desteklemeye ve silah ve mühimmat üretiminin örgütlenmesinin önündeki bütün zorluklari asmaya çagirdi. parti basiretle silahli kuvvetlerin düsmanla savasmak için gerekli teçhizati, bizzat kendisinin cephede düsmandan ele geçirmesi gerektigini söyledi. birinci direnis savasimiz boyunca silahli güçlerimizin modern teçhizati özellikle düsmandan ele geçirilmistir. sadece 1950'de kardes sosyalist ülkelerden yardim almaya basladik.
1954'den beri, modernizasyon yönünden teçhizatimizda genis çapta bir gelismeye neden olan hizla ilerleyen sosyalist ekonomimize ve sosyalist (sayfa 54) kampin kardes ülkelerinin önemli yardimlarina dayaniyoruz. amerikan saldirganlarina karsi mücadelemiz boyunca silahli güçlerimizin teknik ve teçhizat gelismesi yönünden nitelikli atilimlar yapmayi basardik. ayni zamanda amerikan saldirganlarini bozguna ugratmak için özellikle uçaksavar savunmasi ve havacilik alaninda modern silahlar yaptik.
teçhizatlanma için bu kaynaklari sevkederek, kendimizi ülkemizin somut kosullarina uydurarak, halk savasimizin genel çizgisini, onun kendine has görevlerini ve askeri sanatini izleyerek ve kendi topraklari üzerinde savasiyor olma avantajini tümüyle kullanarak, modern ya da göreceli modern ve ilkel silahlarin kullanimini birlestirdik ve teçhizatimizin modernizasyonunu devamli gelistirdik ve yükselttik.
düzenli birlikler ve bölgesel birlikler esas olarak modern ve göreceli modern silah ve araçlarla teçhizatlandirilir, fakat bunlar ayni zamanda hem egitimde hem de savasta ilkel malzemeyi en iyi bir sekilde nasil kullanacaklarini bilmek zorundadirlar. halk milisleri derece derece ve parça parça modern ve kismen modern silahlarla teçhizatlanirken ilkel silahlara öncelik verdiler. ülkemizdeki savas açikça gösteriyorki düsmanin imha edilmesinde modern silahlarin çok önemi yaninda ilkel silah ve araçlar çok etkili ve tüm halkin saldiriya karsi direniste yer almalarini saglayici olmustur. teçhizatlanmamizin gelistirilmesi yaninda, partimizin çizgisi ve askeri görüsüne ve ülkemizdeki degisik savas alanlarinin geçerli kosullarina uygun olarak örgütlenme ve (sayfa 55) yönetim düzeyinin yükseltilmesine, her türden silahin kullanilma bilgisi ve kapasitesinin yükseltilmesine büyük çaba gösterdik.
simdi silahli güçlerimiz savaskan, partinin ve halkin devrimci davasina kesinlikle sadik genis bir kadrolar gövdesine sahiptir. devrimci mücadelede, ulusun uzun süreli ve siddetli silahli mücadelesinde olgunlasmis olarak, halkin ve partinin onlara verdigi tüm görevleri basariyla yerine getiriyorlar.
parti tarafindan beslenerek ve yiginlara dayanarak, daimi ve yedek güçlerin ihtiyaçlarini, hem nitelik hem nicelik olarak karsiliyorlar ve savas ve baris kosullarinda savasma ve insa etme karmasik görevlerini yerine getiriyorlar.
kadrolarin olusturulmasinda partimiz dogru bir çizgi tespit etti: bir sinif çizgisi ve diger ölçüleri tarif etti ve kadrolarla ilgili somut ve akla uygun bir politika saptadi.
partimiz bu sinif yönelmesine nüvesine isçi ve köylü kökenli kadrolari sokarak girdi. ısçi ve köylü unsurlar arasindan ve isçi sinifi ve köylülük ile yakin temasta olan ve devrimci davaya kesin sadakatalarini kanitlamis en iyi aydinlar arasindan seçkin kadrolarin seçilmesine, üretilmesine ve gelistirilmesine büyük önem verdi. partinin çizgisinin kadro politikasina uygulanmasinda, biz, bütün sinifsal yapilanmadan sapan, kadrolarin isçi ve köylülerden beslenmesinin küçümsenmesi ve sadece isçi ve köylü kökenli kadrolarin yüceltilmesi egilimleriyle enerjik bir sekilde mücadele ettik.
bu kadrolar devrimci ve yetenekli, saglam bir (sayfa 56) sinif dayanagi olan, atesli yurtsever, ülkenin bagimsizligi, özgürlügü ve sosyalizm için savasmaya ve fedakarliklara katlanmaya hazir, devrime, partinin çizgisine ve politik ve askeri görevlerine kesinlikle sadik, bunlari hayata geçirmeye azimli, kitlelere yakin, hem teknik hem profesyonel açidan yüksek niteliklidirler. her sart altinda görevlerini yapabilme kabiliyetine sahiptirler. partimiz, her zaman onlari devrimci kitle mücadelesinin, özellikle savasin pratiginde gelistirmeye çalismaktadir.
silahli halk güçlerinin yaratilmasinda nitelik ve nicelik sorunlarini, nitelige öncelik vererek dogru olarak çözdük. bu bizim askeri gelenegimizin temel bir noktasidir. bu yüksek nitelikli birlikler sayesinde kendilerinden sayica üstün ordulari birçok defalar bozguna ugratabilen tron hung dao ve nguyen hue'nin izledikleri çizgidir.
silahli güçlerin niteligi: insan ve silahlar; askeri, politik ve lojistik faktörler; ideoloji, örgütlenme, teçhizat, savas yöntemleri gibi birçok faktörden olusur. en tayin edici faktörler ise; insan, politika ve ideolojidir.
en iyi birlikler yüksek savaskanlikla dolu ve büyük bir taarruz azmine sahip olanlardir. onlar yüksek teknik ve taktik seviyeye, iyi savas yöntemlerine, güçlü ve akici bir örgütlenmeye ve iyi silahlara sahip olmalidirlar. kadrolar ve komuta organlari büyük örgütsel kabiliyete ve iyi disipline sahip olmalidirlar. birlikler bütün arazi ve iklim kosullarinda dayaniklilik ve büyük hareket kabiliyeti göstermek zorundadir. teknik ve malzeme bakimindan yeterli miktarda (sayfa 57) teçhizatlandirilmalidirlar. üç kategori birlik farkli ihtiyaçlara sahiptir: halk milisleri her yerde bulunmali ve kuvvetli olmalidir, bölgesel ve düzenli birlikler ise seçkin unsurlardan olusmali ve yeterli sayida olmalidir.
nüfusumuz fazla büyük degil ve mevcut ordumuz düsmandan sayica asagidadir. ve bu yüzden onun niteligi kendisini ortaya koymalidir. stratejik olarak, sayica üstün ve daha iyi techizatlandirilmis düsmani bozguna ugratmali; harekat ve taktik açidan, düsmandan sayi ve silah bakimindan daha asagida olan birliklerimizle düsmanin çok sayida askerini yok etmeli ve büyük basarilar kaydetmeliyiz.
büyük savas etkinligine sahip yüksek nitelikli birliklerle, örgütlenme, komuta, takviye ve ihmal sorunlarini hafifletirken, sinirli sayidaki askerin savaskanliklarini birçok misli artirmak mümkün olabilir. bu bizim için stratejik önemi olan bir sorundur.
uzun ve güç bir savasta, birliklerimize daima artan bir savas gücü ve daha büyük basarilar saglamak için güçlerimizi savasirken yaratiyor ve gelistiriyoruz. yaratmak ve genisletmek için savasmak; daha büyük savaslar yapmak ve daha büyük basarilar kazanmak için yaratmak ve genislemek. gelisim tedrici olmali, fakat uygun firsatlar kendini gösterdiginde ve olasi büyük zaferlere dogru yol açildiginda ileri atilimlar yapilmalidir.
silahli güçlerimizin insasi üzerine partimizin akilci çizgisi sayesinde onlar düzenli ve süratli olarak gelisip büyüyorlar ve simdi yenilmez (sayfa 58) savas kabiliyetlerine sahipler. ıste bu, onlarin silahlariyla gerçeklestirdikleri prestijlerinin sirridir. partimizin silahli halk güçlerinin insasi üzerine tezinin dogrulugu halk savasinin pratiginde böylece kanitlanmaktadir.
onun büyük gücü, tüm halkin, tüm ulusun seferber edilmesi, kazanilmasi ve örgütlenmesi; tamaminin rasyonel ve bilimsel bir sekilde görevleri verilmis bükülmez bir demir haline dönüstürülmesi ve vahsi, kalabalik ve iyi teçhizatlandirilmis olmalarina ragmen bütün saldirgan ordulara karsi taarruz etmede ve bozguna ugratmada büyük savaskanliklar göstermeleri gerçeginde yatar. bu tez baskan ho chi minh'in tarihsel çagrisinda parlak ve canli bir sekilde somutlasir: "her iki bölgeden 31 milyon yurttasimiz, genç, yasli, kadin, erkek, amerikan saldirisina karsi verilen mücadele nihai zaferi kazanmaya kesin kararli 31 milyon yigit savasçi olmalidirlar.” (sayfa 59)
ıv
üsler ve cephe gerısı sorunu
"savasi ciddi bir sekilde sürdürmek için kuvvetli ve örgütlü bir cephe gerisine ihtiyacimiz var.” [18*] cephe gerisi, cepheyi, insan, yiyecek ve malzeme ile destekleyen ve ona düzenli politik ve manevi olarak tesvik veren, zaferin daimi bir faktörüdür. cephe, saglam bir cephe gerisi olmadan savasi kazanamaz: bu bütün savaslarin genel yasasidir.
partimiz su sorunla karsi karsiyaydi: sifirdan baslayarak, bir inç bile özgür topragi olmayan, mütevazi bir nüfus ve araziye sahip ve geri tarimsal ekonomisi olan bir ülkede, emperyalist saldirganlari bozguna ugratmak ve kurtulus için halk savasmaya nasil ikna edilecek, üsler ve saglam bir cephe gerisi nasil kurulacak?
partimiz bu sorunu yaratici bir yöntemle çözdü. uzun devrimci mücadele boyunca, ülkemizin somut kosullarinda halk savasini ve kitle ayaklanmasini desteklemek için politik temellerin, üslerin ve cephe gerisinin kurulmasinda zengin ve degerli deneyimler edindi.
1 - tamamiyle halka dayanmak, politik kitle üsleri kurarak ise baslamak ve derece derece daha güçlü üsler ve bir geri bölge kurarak ilerlemek. (sayfa 62)
geçmiste, halkimiz her zaman ulusal bagimsizligini korumak ya da zorla geri almak için ayaklandi ve atalarimiz daima bir destek üssü kurma geregini gördüler. onlar temel avantajlarini (halkin yüksek morali ve bölgeyi bilmeleri) üsleri ya daglarda veya bataklik bölgelerde ya da düzlüklerde kurabilmek için kullandilar ve silahli güçleri örgütlemek ve genisletmek için insan ve malzeme kaynaklarini tümüyle harekete geçirdiler.
kurulusunun baslangicinda, sinif ve ulus düsmanlarini defetmek ve iktidari almak için devrimci siddet, silahli ayaklanma ve devrimci savas yolunu seçen partimiz bir destek üssü kurulmasi sorunu ile karsilasti. devrimci mücadelenin ortaya koydugu gibi, politik üslerin kurulmasindan destek üslere ve geri bölgeye ilerledik, baslangiçta sadece küçük ölçülerde olan üsleri derece derece genislettik, birbirleriyle irtibatsiz olanlari birbirine bagladik, sonunda simdiki büyük cephe gerisine, komple bir genel ulusal savunmayla sosyalist kuzeye vard